• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/cavuslutesisleri
  • https://plus.google.com/u/0/108358917845376214427/posts
  • https://twitter.com/cavuslu_org
Üyelik Girişi
ÇAVUŞLUDAN
Facebook ta ÇAVUŞLU HABER

GÖRELESPOR
GİRESUNSPOR

Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.65753.6721
Euro4.32284.3401
NAMAZ VAKİTLERİ
Hava Durumu
Anlık
Yarın
15° 20° 13°
google Reklam
İLLER ARASI MESAFE
Site Haritası
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi12
Bugün Toplam137
Toplam Ziyaret2770773

sanalbasin.com üyesidir

MİSAFİR YAZAR

MİSAFİR YAZAR
misafiryazar@cavuslu.org
TONYA GÖRELE İLE BİR SAAT...
29/05/2017
16 Mayıs Salı günü öğleden sonra Tonya Hanım'la buluşma mekanımıza gittik. Tahminimizden genç bir hanımla karşılaştık. Önce tanıştık, içecek bir şeyler söyledik. Biz dört kişiydik: Eşim Hülya Hanım, ben, Sadi Kaya ve Mustafa Kaya.
 
Üçümüz hanımefendi ile ilk kez karşılaşırken  aramızda onu evvelden tanıyan biri var: Belediyeye emlak vergisi yatırmaya gelen “ Görele “ soyadlı  bir bayan  Şişli Belediyesi Emlak Servis Şefi hemşehrimiz  Mustafa Kaya’nın ilgisini çeker.  Nereli olduğunu sorduğunda aslen Göreleli olmadığını ama ünlü Ressam Hamit Görele ‘nin kızı olduğunu öğrenir. Böylece irtibat kurulur. Bugün, bize bu görüşmeyi o sağlıyor.
 
Tonya Hanımla rahmetli babasının Görele soyadını ne zaman aldığını konuşuyoruz.
 
Cumhuriyet döneminin önemli ressamlarından olan Hamit Görele aslen Tokat, Zileli. Babası hakim olarak çeşitli yerlerde çalışmış. Hamit Bey doğduğunda Görele'de görev yapıyormuş. Dünyaya gözlerini Görele'de açan ressamımız, ilkokula da burada başlıyor. Hatta kızı Tonya Hanım'a göre bu bir Rum okuludur. Doğum yılı 1894(Çeşitli kaynaklarda geçen 1900 ve 1903 yıllarını yanlış olarak nitelendiriyor.) Babası görevi dolayısıyla Gümüşhane'ye nakil olunca Küçük Hamit de ilk ve orta öğrenimine burada devam ediyor. Bu arada kaynaklarda yer almayan önemli bir bilgiyi de paylaşıyor bizimle. Genç Hamit Birinci Dünya Savaşı'nın ardından (1918-1922) Mısır'da dört yıl esaret hayatı yaşıyor. İngilizlere esir düşen ressamımız bu macerayı çocuklarına hiçbir şekilde anlatmıyor, aktarmıyor, bir sır olarak saklıyor. Bundan sonraki hayatıysa zaten kaynaklarda yer alıyordu. Nitekim Sadi Kaya'nın kendisine armağan ettiği Görele Sempozyumu kitabında yer alan ve Ahmet Keskin'in kaleme aldığı özgeçmiş Tonya Hanım tarafından da doğrulandı.


GÖRELE SOYADI
 
Görele doğumlu ressam Hamit 1934 Yılında soyadı yasası çıktığında kendisine doğduğu ilçenin adını soyadı olarak alıyor. Daha sonraları doğacak kızına da Tonya adını veriyor. Böylece belki de örneği hiç olmayan bir isim ortaya çıkıyor: Tonya Görele. İster istemez hanımefendinin ismine yöneliyor dikkatimiz ve soruyoruz:
 
- Size neden böyle bir isim vermiş?
 
- Babam derdi ki, havalar açık olduğu zaman Tonya'dan Kırım Yarımadası görünürmüş.
 
(İnanması çok kolay değil, ressamımız çocukluğunda bunu denedi mi, yoksa bir yerlerden mi işitti, bilmiyoruz. Doğrusu biz de ilk defa duyduk. Ben 60'lı yıllarda okuduğum Ordu'nun Perşembe ilçesinden sonbaharda Sis Dağı'nı çok berrak bir şekilde gördüğümü hatırlıyor ve masadakilere anlatıyorum. Yaklaşık yüz kilometrelik bir mesafe bu. Masadakiler de Kıbrıs'tan Torosların göründüğünü söylüyorlar. Anamur'dan da Kıbrıs'ın göründüğünü duymuştum. Tonya'dan, Sis Dağı'ndan veya Ağasar'dan Karadeniz'in kuzey yakasının görünüp görünmediğini ise merak edenler deneyebilirler.)
 
-Hocam, benzeri olmayan bu isim size bir avantaj sağladı mı?
 
-Yani pek avantaj demeyelim. Zaten haklı olduğum bir davaydı, normal şartlarda da kazanacaktım. Ama Şişli Adliyesindeki savcı ismimi sorup öğrenince "Uuyy, Tonya Görele mi? Hem Tonya, hem Görele ha! Sen bu isimle davayu baştan kazandun" dedi.
 
Tonya Görele Fransızca öğretmenliği yapmış. Üç çocuk sahibi, torunları da var. Babası Hamit Görele'nin resimlerini ihtiyacı olsa dahi satmıyormuş. "Toplu olarak bir müzede kalsın istiyorum" diyor. Babasının yazılarını ve hakkında yazılanları toplamış. Ayrıca heykelini yaptırmış. Heykelin nerede olduğunu soruyoruz: "Evde" diyor. "Henüz teşhirde değil." İçimizden bu heykelin Görele Güzel Sanatlar Fakültesi bahçesine yakışabileceğini geçiriyoruz. Ama söyleyemiyoruz.
 
GÖRELE’DEKİ FAKÜLTE
 
Söz dönüp dolaşıp Görele Güzel Sanatlar Fakültesine geliyor. "Babamın adını vereceklerdi" diyor. Sadi Kaya bunun bir temenni olduğunu söylüyor. Yazar Seyfullah Çiçek, bir yazısında söz etmiş. Fakültenin ismine paralel bir eğitim sürecine girememesi ve hatta parça parça taşınıyor görüntüsü vermesi adeta "Bir dokun bin ah işit kase-i  fağfurdan" şeklinde yakınmalara yol açıyor.
 
Oysa ne ümitler vardı!
 
Alanının sayılı hocalarından ressam Prof. Dr. Osman Altıntaş bu eğitim yuvasının başına geçmişti. Aynı zamanda alanın meslek birliği GESAM'ın Başkanı da olan Altıntaş, burada bir cazibe merkezi oluşturuyordu. Bu yalnızca Görele, Giresun, Trabzon için değil bütün Doğu Karadeniz için bir talih kuşu demekti. On yıllar sonra ressam Hamit Görele'nin ismi gibi Görele de Güzel Sanatlarda bir marka olacaktı.
 
Olabilirdi…
 
Oysa şimdi elde yalnızca hüzün vardı.
 
Tonya Görele de üzüldü.
 
Hamit Görele'nin bir de oğlu var. Adı adete bu yurt köşesi için bir temenni gibi: Aydın Görele. Kendisiyle henüz tanışmadık.
 
BURHAN TEMEL
 
Görele’nin önde gelen öğretmenlerinden Ressam Burhan Temel, Hamit Görele’nin akademiden öğrencisiymiş. Tonya Hanımla da tanışıyorlarmış. Sadi Kaya Burhan Hoca’yı telefonla arayarak görüşmelerini sağlıyor. Tonya Hanım teşekkür ediyor ve memnuniyetini ifade ediyor.
 
GÖRELE’Yİ ZİYARET
 
Tonya Görele'ye "Hocam, Görele'yi gördünüz mü?" diye soruyoruz. "Hayır, Ünye'ye kadar gittim" diyor. Hani insan soyadını taşıdığı bir ilçeyi, babasının doğduğu, büyüdüğü, çelik çomak, birdir bir oynadığı, zıpçık çaldığı, kemençe dinlediği, hamsiyle, denizle, dalgayla, horanla tanıştığı, çimenlerinde koştuğu, derelerinde yüzdüğü bir yeri nasıl merak etmez? Belki de vefalı Görelelilerin, ressamın yadigarına sahip çıkmasını, onu davet etmesini beklemiştir diye düşünüyoruz.
 
 -Hocam, sizi Görele'deki herhangi bir etkinliğe onur konuğu olarak davet ettirsek, bu arada çevreyi de (Çanakçı, Çavuşlu, Eynesil, Şalpazarı ve Tonya) gezdirsek nasıl olur, gelir misiniz?
 
Çok net bir cevap vermedi. Merakını artırmak için yerel özelliklerden söz ettik. Pidesinden, dondurmasından, kesme pastasından, tereyağından, etinden, sütünden, mahalli yemeklerinden ... Hatta masada duran ve elini sürmediği kurabiyelerden birinin Görele'de yapılanlara benzediğini anlatarak. Biraz iştahlandı diyebilirim.

Sonra dertleştik uzun uzun. Oradan buradan konuştuk. Yine arada 1900'lere dönünce o yıllarda Görele'de hakim olarak görev yapan dededen kalan bir hatırat olup olmadığını sorduk. İlgilendi. "Aramam lazım” dedi. Söz verdi.
 
Görüşme için ayırdığımız makul süre bitmişti. Ama Tonya Görele bizden ayrılmak istemedi. Tek tek telefonlarımızı aldı." Artık birlikteyiz. Hep görüşeceğiz" dedi.
 
Ayrılırken gözlerinden mutluluk okunuyordu…
 
 Yazan:  Harun YÖNDEM
.
kaynak: www.görele.gen.tr
.
NOT: Sitemizde yayınlanan köşe yazılarından yazarların kendileri ve yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yorumu ekleyen kişi kimliğini gizlemesi durumunda yapılan yorumlar onaylanmamaktadır. Köşe yazılarından ve yazılan yorumlardan www.cavuslu.org  - Çavuşlu  Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz  


Paylaş | | Yorum Yaz
557 kez okundu. Yazarlar

Yazarın diğer yazıları

Başsavcı gözüyle ‘Görele Zıva Uşakları - 09/08/2017
Zaman Akıp Giderken… - 06/12/2016
ÖLECEKSEK ADAM GİBİ ÖLELİM Mİ? - 27/11/2016
SAHİBİNDEN SATILIK ARŞI TİTRETEN DUALAR! - 07/11/2016
 Devamı

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın