• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/cavuslutesisleri
  • https://plus.google.com/u/0/108358917845376214427/posts
  • https://twitter.com/cavuslu_org
Üyelik Girişi
ÇAVUŞLUDAN
Facebook ta ÇAVUŞLU HABER

GÖRELESPOR
GİRESUNSPOR

Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.85643.8718
Euro4.54804.5662
NAMAZ VAKİTLERİ
Hava Durumu
Anlık
Yarın
15° 19° 13°
google Reklam
İLLER ARASI MESAFE
Site Haritası
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi14
Bugün Toplam1986
Toplam Ziyaret2846527

sanalbasin.com üyesidir

Serdar KARA

Serdar KARA
gazeteci2828@gmail.com
M.SIRRI ÖZTÜRK'E VEFASIZLIK
13/07/2017

Kemençe’nin Ordinaryüsüne Büyük Vefasızlık…

Bu hafta sizlere geçtiğimiz yıl Aralık ayında hayata gözlerini yuman Görele’de kemençe denilince ilk akla gelen isimlerden olan Kemençenin ordinaryüsü Picoğlu Osman’ın çırağı olan TRT sanatçımız M.Sırrı Öztürk’e yapılan vefasızlıktan bahsetmek istiyorum.
Vefa denince ilk akla eskiden dost ve arkadaşlar arasında, kardeşler arasında olmazsa olmaz bir duygu gelirdi. Ya şimdi öyle mi?
Daha önce Kemençenin ordinaryüsü Picoğlu Osman’ın çırağı olan TRT sanatçımız M.Sırrı Öztürk’ün son yolculuğundaki vefasızlığı yine bu satırlardan sizlerle paylaşmıştım. Bu seferde yine büyük ustaya Görele’de yapılan bir başka vefasızlığı yazmak ve paylaşmak istedim.
Yıllarca Görele kültürüne yıllarca hizmet etmiş, ilçemizde kemençe denilince ilk akla gelen isimlerden Kemençenin ordinaryüsü Picoğlu Osman’ın çırağı olan TRT sanatçımız M.Sırrı Öztürk’ün unutulmuş olması ve isminin yaşatılmaması beni olduğu kadar sizleri de derinden üzdüğünün farkındayım. İsterdik ki Görele’de merhum M.Sırrı Öztürk olmak üzere yaşayan efsane Katip Şadi gibi değerlerimize her zaman sahip çıkmamız gerekmez mi?



Neyse gelelim işin özü yazımıza; bizler vefayı unutur olduk, mili, manevi tüm değerlerimizden uzaklaştıkça uzaklaştık. Hâlbuki milleti millet yapan, toplumu, toplum yapan, dahası insanı insan yapan bir güzellikti ve en önemli özellikti vefa…
Günümüz insanında çok az rastladığımız bir özellik oluverdi vefa… Birçok iyilik yaptığımız, arkadaş, dost zannettiğimiz kimselerden sille üstüne silleler yiyoruz.
Son yıllarda vefaya, vefalı davranışlara, hasret kaldık desek yeri sevgili okurlar.
Vefa karşılık beklememektir!
Vefa, kimseye aldırmadan, korkmadan, düşünmeden, kalbine uyarak uzanan eldir.
Vefa, bir sevgi nişanesidir!
Samimidir, içtendir, gönüldendir.
Birinin demesiyle, git şuna yardım et, destek ol demesiyle yapılan bir fiil ve davranış da değildir!
Dostun vefası bir başkadır.
Vefasızlığı da!..
Vefa; yalnızlıklara, çaresizliklere, ümitsizliklere bir anda doğuveren güneş gibidir.
İnsan yaşadığı sürece bir çok badire ile karşı karşıyadır. Çünkü hayat bir imtihandır denilmiştir. Varlıklı, sevilen ve sayılan biriyken dibe vurabilir, mevki ve makam sahibiyken gadre uğrayıp işinizden gücünüzden olabilirsiniz.

Vefa, hem sizin için, hem de dost ve arkadaşlarım dedikleriniz için, hısım ve akrabalarınız için oldukça çetin bir imtihan çıkarır karşınıza.
İyi günün dostları, arkadaşları, hısım ve akrabaları, ağaçların yaprak dökmesi gibi, dökülmeye başlarlar.
Kimi koşarak, kimi kaçarak, kimi arandığında bulunmamak üzere terk etmişlerdir, gece- gündüz beraber oldukları içtikleri su ayrı gitmeyen arkadaşlarını…
Buna dostun dostla imtihanı…
Arkadaşın arkadaşla imtihanı…
Hısım-akrabanın, hısım-akrabayla imtihanı diyebilirsiniz!
Kolay bir imtihan değildir.
Vefa göstermeme adına kaçmak, uzaklaşmak, bağını kopartmak, arandığında bulunmamak, nasıl bir duygudur diye düşündünüz mü?
Aynı şehirde yaşayan insanlar bir süre sonra öyle yerlerde karşı karşıya gelirler ki, vefasızın eski dostuna bakacak yüzü olmaz!
Bu imtihanların vefalı davranışlar gösterenler bölümünde; vefalı davranan tereddüt göstermeden uzatır elini…
O uzanan el, bir daha bırakılacak el değildir, anlayana!
Sonra bakarsınız… Geriye kim kaldıysa, yanınızda kim durmaya devam ediyorsa, ilk defa kapınızı kim açıp, ne yapabilirim diye sorduysa vefalı kim, vefasız kim ortaya çıkmış demektir.

İnsanın en sıkıntılı durumunda, çaresizliğinde, kiminle konuşmam lazım, bu sıkıntıyı nasıl aşabilirim diye bunaldığı anlarda, Hızır misali yetişen vefalı insanları unutmayın.
Kul sıkışmayınca Hızır yetişmezmiş sözünü de!..
Neyse ben sizleri fazla sıkmadan yazıma son verirken, Kemençenin ordinaryüsü Picoğlu Osman’ın çırağı olan TRT sanatçımız M.Sırrı Öztürk’ü rahmet ve saygı ile bir kez daha anıyorum.

 

NOT : Sitemizde yayınlanan köşe yazılarından yazarların kendileri ve yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yorumu ekleyen kişi kimliğini gizlemesi durumunda yapılan yorumlar onaylanmamaktadır. Köşe yazılarından ve yazılan yorumlardan www.cavuslu.org  - Çavuşlu  Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz  



Paylaş | | Yorum Yaz
837 kez okundu. Yazarlar

Yazarın diğer yazıları

Şehitler Vurulunca Değil, Unutulunca Ölür… - 01/05/2017
Görele Ve Görelespor… - 10/04/2017
Sılaya Özlem, Memlekete Özlem… - 23/02/2017
FAKÜLTEMİZE SAHİP ÇIKALIM... - 10/09/2016
 Devamı

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın