• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/cavuslutesisleri
  • https://plus.google.com/u/0/108358917845376214427/posts
  • https://twitter.com/cavuslu_org
Üyelik Girişi
ÇAVUŞLUDAN
Facebook ta ÇAVUŞLU HABER

GÖRELESPOR
GİRESUNSPOR

Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.67233.6870
Euro4.31544.3327
NAMAZ VAKİTLERİ
Hava Durumu
Anlık
Yarın
16° 22° 13°
google Reklam
İLLER ARASI MESAFE
Site Haritası
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi20
Bugün Toplam1265
Toplam Ziyaret2769764

sanalbasin.com üyesidir

Nihat ÖZTÜRK

Nihat ÖZTÜRK
nozturk@hotmail.com
MİTOLOJİDEN GERÇEĞE GİRESUN ADASI
04/08/2017

                  

            Türkiye’nin kuzeyini çevreleyen Karadeniz’de bu boyutta bir başka ada yok.

            Ayrıca mitolojik anlatılara konu olmuş gizemli bir mekan… Savaşçı kadınlar olarak bilinen Amazonların yaşadığı, baharla birlikte erkeklerle birleşmek için kıyıya çıktıklarında sahilde bulunan kadınların taşladığı, ok atmaya engel olmasın diye sağ göğüslerini yakan kadınlar Amazonlar…

            Efsanelere göre M.Ö 2 bin yılından bu yana yaşamın varlık izlerini taşıyan büyülü bir yerleşim yeri Giresun Adası. Kıyıdan geçenlerin merakla izlediği bir coğrafya…

            Tarihteki adı Aretias. Yüzölçümü yaklaşık 40 dönüm. Kıyıya uzaklığı 1.6 km. Ünlü Altın Post efsanesine konu olan yerdir Giresun Adası.

            Olayın mitolojik boyutunu merak edenler için Murat Akyol’un Altın Post- Amazonların Göz Yaşı isimli romanını önerebiliriz. Bu romanla Giresun Adası’nın mitolojiye konu olmuş tüm yönlerine tanıklık etmiş olacaksınız. Biz mitolojik boyutunu konunun uzmanlarına bırakarak bugünün bir günlük gözlemini yazmak istiyoruz.

            Görele Şair ve Yazarlar Derneği olarak Giresun Adası’na bir kültür gezisi gerçekleştirdik. İki yıl öncesine kadar Ada’ya gitmek yasaktı. Şimdi düzenli olarak Ada’ya turlar düzenleniyor.

            Giresun Adası gerçekten gizemli bir mekân. Ada’ya çıkan öncelikle Hamza Taşı’nı ziyaret ediyor. Denizin karaya vurduğu yerde tam bir küre şeklinde kocaman bir kaya… Hakkında anlatılan onlarca efsane var. Bazı anlatılarda inançlarla ilgili değerleri temsil ettiği söyleniyor ve dilek taşı gibi değerlendiriliyor.

            Murat Akyol paylaştığı bir yorumda bu taşın mitolojideki adının Hamusa Taşı olduğunu ve doğurganlığı simgelediğini kaydediyor. Çocuğu olmayan insanların bu taşı ziyaret edişi bundan olmalı…

            Ada gezisi sırasında kale kalıntıları ziyaretçilerin dikkatini çekiyor. Belli ki geçmişte Ada’nın etrafı surlarla çevriliymiş ve bugüne bu surların kalıntıları kalmış. İyi durumda olanları da var iyice yıkılmış olanları da…

            En belirgin tarihi eser ise bir manastır kalıntısı. Yan duvarları bugün bile ayakta duran manastırın Sinop Başpiskopsu Agıas Fakos adına yapıldığı yazıyor tanıtım levhasında. Etrafındaki ağaçlar temizlenerek tamamen ortaya çıkarılmış tarihi manastır kalıntısı.

            Giresun Müzesi Başkanlığında Selçuk Üniversitesi Arkeoloji Bölümü danışmanlığında yapılan kazılarda Bizans döneminde yapılmış tapınak, bu tapınağın üzerine inşa edilmiş kilise kalıntısı bu kiliselere farklı dönemlerde eklendiği düşünülen şapeller ortaya çıkartılmış.

            Yine bu kazılarda 2011 yılında 72, 2012 yılında 52 tarihi mezar ortaya çıkartılmış.

            Bu mezarlar koruma altına alınmış.

            Giresun Adası defne ve akasya ağaçlarıyla örtülü… Ağaçların dalları birbirine geçerek adeta bir tünel oluşturmuş. Bu ağaçların arasından yürüyüş yolları oluşturulmuş. Otsu ve odunsu bikriler, çalılar ve dikenler Ada’yı işgal etmiş görünüyor.

            Özel bir nedeni yoksa bu bitkilerin temizlenerek Ada yüzeyinin tamamen ortaya çıkartılması daha iyi olur diye düşünüyor insan. Yürüyüş yolu dışında gezmek mümkün değil.

            Bir de Ada’ya özel martılar var. Ada’nın bir bölümü onların kontrolünde, ağaçlara yaptıkları dev yuvalarda yumurtalarını ve yavrularını bekliyorlar. İnsanlardan rahatsız oldukları da her hallerinden belli; onları ürkütmemek gerek.

            Ada Giresun için çok önemli kültürel bir değer. Bu değer yöre insanına sunulmalı ancak kültürel ve mitolojik değerler korunarak… Bir de doğal yapıya zarar verilmeden. Tarihi eserlerle ilgili bilgi levhaları daha da zenginleştirilerek…

            Kazı çalışmalının devam etmediği izlenimi uyandırıyor insanda, bilimsel çalışmalarla Giresun Adası’ndaki tarihi yaşamın gerçekleri de gün ışığına çıkartılmalı.

            Mitolojik anlatıları halk o kadar benimsemiş ki kültürel zenginliği korumaya bu yetecektir. Ve sözün özü: Giresun Adası mutlaka görülmesi gereken bir yer!

 

NOT: Sitemizde yayınlanan köşe yazılarından yazarların kendileri ve yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yorumu ekleyen kişi kimliğini gizlemesi durumunda yapılan yorumlar onaylanmamaktadır. Köşe yazılarından ve yazılan yorumlardan www.cavuslu.org  Çavuşlu  Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

                 



Paylaş | | Yorum Yaz
326 kez okundu. Yazarlar

Yazarın diğer yazıları

AVRUPA BİRLİĞİ REFERANDUMU NE ZAMAN? - 03/10/2017
ORDU ÇEVRE YOLU HAZİRAN AYINDA AÇILACAKTI - 16/09/2017
İLÇE BAŞKANLIĞI ŞART MI? - 09/09/2017
HÜKÜMET POLİTİKALARINI SEÇMEN BELİRLEMELİ - 18/08/2017
 Devamı

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın