• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/cavuslutesisleri
  • https://plus.google.com/u/0/108358917845376214427/posts
  • https://twitter.com/cavuslu_org
Üyelik Girişi
ÇAVUŞLUDAN
Facebook ta ÇAVUŞLU HABER

GÖRELESPOR
GİRESUNSPOR

Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.82503.8404
Euro4.50544.5235
NAMAZ VAKİTLERİ
Hava Durumu
Anlık
Yarın
10° 15° 9°
google Reklam
İLLER ARASI MESAFE
Site Haritası
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi30
Bugün Toplam730
Toplam Ziyaret2839118

sanalbasin.com üyesidir

GÜNÜN FIKRASI

31/08/2010 

1950'li yıllarda Amerikalı mühendisler gelmiş Türkiye'ye.. Kayseri'de bir kısım imar çalışmalarına rehberlik edeceklermiş.. Türkiye'de o zamanlarda yol güzergâhını belirleyecek alet ve eleman yokmuş..
Türk mühendisler eşeği yokuşa sürüyor, arkasından elemanlar şeritmetre çekiyor ve eşeğin ayak izlerine kazık çakıp istikamet belirliyorlarmış.. Bunu gören Amerikalı mühendis pratiği kavrayamamış ve sormuş,
- Ne yapıyorlar böyle?
Türk mühendis cevap vermiş,
- Rampada yolun güzergâhını belirliyorlar.
- Anlayamadım?
- Eşek rampayı en uygun yoldan çıkar, biz de eşeğin izinde kazık çakıp rampada yol güzergâhı belirliyoruz..
Amerikalı katılarak gülmeye başlamış.. Yatışınca da sormuş,
- Peki eşek bulamayınca ne yapıyorsunuz?
Türk mühendis bozuntuya vermeden cevap vermiş,
- Amerika'dan mühendis getirtiyoruz..

30/08/2010
Kadının biri kocasını üç erkekle aldatıyormuş.Bir gün erkeklerden birinden lahmacun diğerinden ayran istemiş diğerine de sadece kendisinin gelmesini söylemiş. Neyse adamlar işini görüp evden çıkmışlar. Daha sonra kadın ertesi günün pazar olduğunu ve kocasının evde olacğgını hatırlamış. Sabah olmuş kadın erkenden kalkıp dırdıra başlamış. Dırdırdan bıkan kocası evden çıkmış. Az sonra kadının 3 sevgilisi de gelmişler eve. Yanlız kadının kocası cüzdanı evde unuttuğunu hatırlamış ve geri dönmüş. Kocasının geldığını gören kadın aşıklarını mutfağa saklamış. Adama cüzdanını vermiş ama adam acıktığını yemek yiyeceğini söylemiş. Kadın bunun imkansız olduğunu evde yemek olmadığını söylemiş ve demiş ki:
- Benim kalbim temizdir ben dua ediyim belki olur. Allahım bir lahmacun olsa da yesek demiş. Bunun üstüne içerden adam gelip:
- Buyrun efendim beni allah gönderdi lahmacununuzu getirdim_!
Bu durum adamın hoşuna gitmiş ve:
- Bu böyle kuru kuru olmaz bir de ayran olsa şöyle içsek demiş.
Kadın:
- Allahım ayran olsa da içsek_!
İçerideki adam ayranı getirmiş ve
- Beni allah gönderdi. Buyrun ayranınız_!
Ama bir adam içeride kalmış. Kadının kocası karnını doyurmuş ve:
- Ben bir su içeyim_!
Girmiş mutfağa bir bakmış ki bir adam var.
- Lan sen kimsin_!
Adam da ona:
- Benı allah gÖnderdİ boşları almaya geldim_!
29/08/2010
Bizim Temel uluslararası ekonomi toplantısına katılır... Devletin topladığı vergi dağılımını tartışırlar... Konuşmacılardan biri Amerikalı, biri Avrupalı, biri de Temel.. Ortaya bir fikir atılır... Halktan toplanan vergiler nasıl dağılım yapılacak. Amerikan vatandaşı söz alır:
-Bizim Amerika’da önce yere bir çizgi çizeriz ve sonra topladığımız vergileri havaya atarız... Çizginin soluna düşen paraları halka hizmet olarak geri veririz, sağ tarafta kalan devlete kalır, yatırım yaparız...
Derken Avrupalı söz alır ve:
- Bizim Avrupa’da başka ama ona benzer bir uygulama yaparız... Önce yere bir daire çizeriz... Halktan toplanan vergileri havaya atarız. Dairenin dışında kalan halka hizmet olarak geri döner, dairenin içine düşenleri devlet harcamalarına kullanırız...
Sıra bizim Temel’e gelir ve başlar anlatmaya:
-Ula uşaklar ne güzel anlattunuz. Keşke bizda sizun çirkefluklerunuzi değil da habu çalışkanluğunuzi alsak... İnanun bizum öyle bir uygulamamız yok... Bizde daha kısa oluyi... Bi kere öyle yere çizgi çizmezuk... Bizde hükümet halktan toplar vergileri... Atar havaya. Yere düşenleri kendilerine harcama yaparlar... Havaya kalanlar halka hizmet olarak geri döner...

28/08/2010 

Dursun yakınmış:
— Ula Temel artik yaşlanduk. Ayaklarum, kollarum, başum anlayacağun her tarafım ağriyi. Bu yaşlilik ne kötü bişeydur.
E sen nasilsun bakalum?...Temel memnun:
—Eyiyum eyiyum.
Anamdan doğduğum ilk günkü gibiyum. Başumda saçum yok. Ağzumda dişum yok. Altuma yapayrum haberum yok 

 09/08/2010

06/İşadamı Temel Almanya'ya gider.Kaldığı otelin lobisinde herkesin bir
...papağan için kuyruğa girdiğini görür,merak eder kuyruğa girer.Papağan
herkese
kişisel bilgilerini söyleyebilen kabiliyettedir.
Papağan;
Alman'a 'Almansın,Hristiyansı n,fizikcisin' der.
İngiliz'e 'Ateistsin,denizcis in,zekisin' der.
Sıra Temel'e geldiğinde papağan;
'Sen Of'lusun, Lazsın, salaksın' der.
Temel çok kızar ama aklına da hemen -bu papağanı alıp memlekete
götürürsem çok para kazanırım- diye bir fikir gelir.Hemen otel
müdürüne gider,papağanı almak istediğini söyler.
Otel müdürü sadece 250 euroya 4 yumurtasını verebileceğini
söyler.Temel kabul eder.
Yumurtaları alıp Trabzon'a gider.21 gün bekler.
Birde ne görsün yumurtalardan 1 leylek, 1 karga,1 doğan,1 serçe çıkar......
Hemen soluğu aynı otelde alıp sıraya girer. Sıra Temel'e geldiğinde
papağan yine aynı şekilde
'Sen Of'lusun,Lazsı n,salaksın' der.
Bunun üzerine Temel papağanın kulağına eğilip;

'Penum laz ve salak olduğumi bi tek sen piliysun,ama haçan senin
orospi olduğunu artik bütün Trabzon biliy'

08/2010 

Geçtiğimiz günlerde bir toplantıda eski Cumhurbaşkanları'ndan Demirel'e ülkenin durumu hakkında ne düşündüğü sorulmuş. Demirel de soruyu yönelten kişiye:'Bak sana bunu bir fıkrayla anlatayım da pazar neşesi olsun' demiş. Demirel'in anlattığı fıkra:
Osmanlı döneminde yolsuzlukları ile ünlü Karakuşi adında bir kadı varmış. Bir gün Karaku...şi Kadı, bir fırının önünden geçerken burnuna güzel bir koku gelmiş.
Vitrinde güveç içinde nar gibi kızarmış sahibini bekleyen nefis bir ördek var... Karakuşi Kadı, fırıncıya 'Ben bunu aldım' demiş.
Kadıya itiraz edilir mi? Fırıncı hemen ördeği paket yapıp vermiş.
Az sonra ördeğin sahibi gelmiş: 'Hani bizim ördek?'
Fırıncı boynunu büküp 'Uçtu' deyince iş kavgaya dönüşmüş. Kavga sırasında fırıncı, araya giren bir gayrimüslim müşterinin gözünü çıkarınca korkup kaçmaya başlamış... Gayrimüslim de peşinde kovalıyor...
Bir duvardan atlarken, bilmeden öteki taraftaki hamile bir kadının üstüne düşmüş.
Kadın, çocuğunu düşürdüğü için, kadının kocası da fırıncının peşine düşmüş.
Can havliyle kaçan fırıncının çarpıp devirdiği Yahudi bir vatandaş da kızıp peşlerine takılmış...
Sonunda duruma müdahale eden zaptiyeler hepsini yakalayarak Karakuşi Kadının karşısına çıkarmışlar.
Kadı sırayla sormuş... Ördeğin sahibi,'Bu adam ördeğimi hiç etti' diye şikáyet etmiş.
Karakuşi Kadı, fırıncıya sormuş: 'Ne yaptın bu adamın ördeğini?'
Fırıncı 'Uçtu' demiş. Kadı, kara kaplı defterini açmış:
'Ördeğin karşısında tayyar yazılı. Tayyar 'Uçar' anlamına gelir. O halde ördeğin uçması suç değil' diyerek fırıncının beraatına karar vermiş.
Gözü çıkan gayrimüslim vatandaşa sormuş... Onun şikayetine de kara kaplı defterden bir madde bulmuş: 'Her kim, gayrimüslimin iki gözünü çıkara, o müslimin tek gözü çıkarıla...'
Davacı 'Ne olacak?' diye sorunca Karakuşi Kadı, 'Şimdi' demiş, 'Fırıncı senin öbür gözünü de çıkaracak, biz de onun tek gözünü çıkaracağız.'
Tabii gayrimüslim şikáyetinden hemen vazgeçmiş, fırıncı bu davadan da beraat etmiş.
Çocuğunu kaybeden kadının kocasına da Karakuşi Kadı, 'Tamam' demiş, 'Karını vereceksin, bu adam yerine yeni çocuk koyacak.'
Böyle olunca adam da şikayetini anında geri almış, fırıncı bu davadan da kurtulmuş.
Kadı dönmüş Yahudi'ye: 'Senin şikayetin ne?'Bre...
Yahudi ellerini açmış, 'Ne diyeyim kadı efendi' demiş, 'Adaletinle bin yaşa sen, e mi!'
Demirel bu fıkrayı anlattıktan sonra kendisini dinleyen topluluğa dönerek, kıssadan hisse: Ananı 'öpen' kadı ise, kime şikayet edeceksin?.. Bugün ülkedeki durum bu! Anladın mı?

05/08/2010

 Temel, hiç bir şart koşmadan kredi veren XYZ bankasını duymuş ve hemen bankaya gitmiş. Banka müdürüne:
—Ben kredi almak istiyorum, demiş. Banka Müdürü de:
—Hayhay, efendim, ne kadar kredi istiyorsunuz? Diye sormuş. Uyanık Temel de hazır beleş parayı bulmuş:
—500 bin TL yeter, demiş. Banka müdürü de kasadan parayı çıkarıp torbaya ...koymuş. Temel tam torbayı alırken banka müdürü:
—Fakat diye seslenmiş. Bu parayı alabilmeniz için bir tek şartımız var, demiş. Temel:
—Hani hiç bir şey istemiyordunuz? Demiş. Müdür:
—Evet, kefil, senet, ipotek, vs. bunları istemiyoruz. Sadece banka prensibimiz gereğince sizden 2 adet yakın çekim göz resmi, 2 adet de yakın çekim çıplak popo resmi istiyoruz, demiş. Uyanık Temel şaşırmış bu işe ama para bu ya hemen gitmiş resimleri çektirmiş, banka müdürüne vermiş. Müdür resimleri alıp baktıktan sonra uyanığa dönerek:
—Kusura bakmayın beyefendi size kredi veremeyiz, demiş. Temel şaşırmış:
—Neden? Diye sormuş. Banka müdürü:
—Efendim demiş, resimlerde gözüküyor ki, sizde bu parayı alacak göz var ama ödeyecek g.t yok!

04/08/2010 

Öğretmen derste anasınıfı çocuklarına bildikleri ilaçları ve ne işe yaradıklarını sormuş İlk çocuk yanıtlamış:
—Aspirin. Öğretmen:
—Çok güzel, peki bu ne işe yarar? Öğrenci:
...—Baş ağrısına iyi gelir İkinci öğrenci söz almış:
—Diazem. Öğretmen:
—Güzel, bu ne işe yarar peki? İkinci öğrenci:
—Uyumaya yardımcı olur öğretmenim. Sırada Alican varmış:
—ViagraÖğretmen biraz bozulmuş ama belli etmeden sormuş:
—Söyle bakalım Alican, ne işe yararmış bu ilaç? Alican:
—İshal için kullanılırmış öğretmenim. Öğretmen:
—Kim dedi sana bunu? Alican:
—Hiç kimse ama her akşam annem 'Viagra al belki bu bok sertleşir' diye bağırıyor.'

03/08/2010 

Eşkiya bir koyu basar, ağanın karısıyla 3–5 kadını dağa kaldırır. Ağa ve adamları iz sürüp eşkıyayı kuşatır. Şakiler, kadınları bırakıp Kaçar. Ağa karısına sorar:
—Ne yaptılar size hele anlat.
—Ne yapacaklar, hepimize tecavüz ettiler.
...—Söylemedin mi ağanın karısı olduğunu?
—Söyledim.
—E, ne yaptılar?
—Altıma Halı serdiler...

02/08/2010

İki aile varmış ve her iki ailenin de birer kız çocuğu varmış. Birgün
misafirlikte sohbete baslamışlar;
-Eee sizin kızdan ne haber?..
-Valla işte ne olsun biliyorsunuz işe girdi geçen sene. Başını kaşıyacak vakti
yok. İlk başlarda geceleri fazla mesai yapıyordu. Sonra hafta sonları da
...çalışmaya başladı. Patronu çok sevmiş her işi ona veriyormus. Derken Ankara
seyahatleri başladı. Bizimki çanta sekreter gibi patron nereye o oraya. Sonra
Paris seyahatleri filan en sonundabu iş böyle olmayack dediler, patronu ev
tuttu. Deli gibi çalışıyor evladım. Ee, peki sizinki ne alemde?
-Valla bizimkide orospu oldu, ama ben sizin kadar güzel anlatamıyorum...

01/08/2010 

 Bir Avrupa kasabasında halk çok hızlıymış. Herkes ha bire eşini
aldatıyormuş. Ancak dini inanışları gereği her seferinde de Kilise'ye
gidip günah çıkarıyormuş. Kilisenin rahibinin canına tak etmiş.

Nasıl etmesin ki, her gelen ayni şeyi anlatıyor.
...— "Rahip efendi dün gece falanla yattım."

Bakmış rahip bu is böyle gitmeyecek. Gelenlere;
— "Bundan böyle yattım lafını kullanmayın, ayıp oluyor, onun yerine "düştüm"
deyin, ben anlarım gereğini de yaparım" demiş. Böylelikle laf yayılmış, artık
günah çıkarmaya giden herkes "yattım" yerine "düştüm" demeye başlamış.

Derken rahip başka kiliseye tayin edilmiş, yerine de genç bir rahip
atanmış. Genç rahip de her gün günah çıkarıyor doğal olarak. Tabii eski
Rahibin "düşme" şifresinden haberi yok. Gelen herkes de;

— "Dün gece düştüm" diyor.
Genç rahip buna bir çözüm bulunması gerektiğini düşünerek doğru
Belediye Başkanı’na gitmiş.

Demiş ki;
— "Başkan bey su kasabanın yollarını yaptırsanız artık."
Başkan şaşırmış;
— "Hayrola ne oldu?" diye sormuş. Rahip;
— "Ne olacağı var mı?" demiş;
— "Her günah çıkarmaya gelen düştüğünü anlatıyor."

Belediye Başkanı şifreyi bildiği için gülmeye başlamış; bunun üzerine rahip kızmış ve — "Gülmeyin öyle, bu hafta içinde kariniz bile üç kere düşmüş!"

29/07/2010 

İki arkadaş karılarına ne kadar harçlık bıraktıklarını konuşuyorlarmış. birincisi halinden pek şikayetçi olmamış; 'ne biliyim işte bizimki az bir parayla idare ediyi' demiş. İkincisi 'yok anam ben hergün para bırakayrum, kari yine istiyor, bıktım valla' demiş. 'Allah allah, ne yapar ki bu kadar parayı' demiş birinci. İ...kinci adam sıkıntılı, 'valla içki desen yok. Kumar desen yok.Kari desen kendisi kari...'

28/07/2010

Avcılar aralarına yeni katılan acemi avcıyı sınamak isterler ve ellerinde bulunan; av kuşları ile ilgili kitabı çıkartıp bir sayfa açarlar. Bu sayfada bulunan kuşun gövdesini kapatıp bacaklarını acemi avcıya gösterirler, cevap alamayınca diğer resme geçerler... Ondan da cevap alamazlar ve birkaç resimden sonra alaylı biçimde "senin iyi bir avcı olman için daha çok çalışman lazım" deyince, acemi olan avcı mahçup ve üzgün olarak aralarından ayrılırken, diğer arkadaşlardan biri "arkadaşım senin adın neydi?" deyince acemi avcı pantolonunu indirip bacaklarını gösterir

27/07/2010 

Futbol maçı başlamadan önce iki takımdan birinin kaptanı, hakemi bir köşeye çekip: - "Hocam," der "Sen bizim takımın durumunu bilmezsin... " - "Bu maçı bize kaybettirecek olursan, bizimkiler seni ne yapar bilir misin?" - "Ne yaparlar?" - "Seni parça parça ederler..." Hakem cevap verdi: - "Anlaşıldı, siz bu oyunda berab...ere kalacaksınız..." - "Neden?" - "Öteki takımın kaptanı da bana aynı sözleri söyledi de ondan!..." 

26/07/2010 

 "Ağa bu dünyada her şey senin için güllük gülistanlık. Nereye baksak her taraft...a senin şirketleri, fabrikaları görüyoruz. MarSA, YünSa, LasSA, ToyotaSA... Burada işin iş. Ya diğer tarafta ne olacak, orada ne yapacaksın, nasıl kurtulacaksın zebanilerden?.."
Sakıp Ağa gülmüş:
"Merak etme, öte yanda da işimiz sağlam. Bir tarafımızda iSA, diğer tarafımızda MuSA..." : )))

25/07/2010

Temel Istanbul'a gittikten sonra bir otele yerlesir.Otelin tuvaletleri o kadar temizdir ki tuvalete siçmaya kiyamaz.Bir posete siçip aticagi bir yer arar.Tam o saatlerde 1 kilo altin çalinmistir. Polisler Temeli elinde poset içinde sari bir sey görünce hemen yakalarlar.Posetin içine bakmadan tartarlar. Tam 750gr'dir.Bunun 250gr'ini ne yaptin deyip bir güzel döverler.Sonra posetin içindeki altin olmadigi anlasilir ve temeli serbest birakirlar.Temel bu olaydan sonra köye geri döner.Köy ahalisi Temel'e:-"Istanbul nasil bizde gidelim mi?" diye sorarlar.Temel ise:-"Siz siz olunda Istanbul'a gitmeyin. Istanbul'da 1 kilo siçmayanin agzina siçiyorlar!."

22/07/2010

Tanrı demiş ki: Bill senin durumun hakikaten karmaşık. Seni
cennete mi cehenneme mi yollamalı bilemiyorum. Her eve bilgisayar
girmesine yardımcı olarak insanığa katkıda bulundun ama bir yandan
da Windows gibi bir rezaleti de yarattın.
Ben de senin özel durumuna göre bir şey yapacağım, cenneti de
...cehennemi de ziyaret et,
hangisine gideceğine karar ver. Tamam demiş Bill Gates,Önce
cehenneme bir bakayım.
ve inmiş cehenneme. Bir de bakmış berrak sulu bir kumsalda bir sürü

güzel kız top oynuyor eğleniyor, güneş parlıyor hava süper.
Allaah demiş Bill Gates, Cehennem böyleyse Cenneti hakkaten
görmek isterim. Ve cennete çıkmış. Bir bakmış, bulutların üzerinde
bir yer, etrafta melekler uçuşuyor, insanlar lir çalıyor, güzelce
bir yer ama Cehennem kadar değil.
Tamam demiş tanrıya Bill Gates, Ben cehenneme gitmeye karar
verdim.
İki hafta sonra tanrı cehennemi ziyaret edip Bill Gatesin nasıl
olduğuna bakmaya karar vermiş.
Gitmiş
Bill in yanına, Bill bir duvara zincirlenmiş, alevler
içinde karanlık bir mağarada
ve zebaniler işkence ediyor. - Nasılsın Bill? >>>- Korkunç! Burası iki
hafta önce geldiğim cehennem değil! Kızların
oynaştığı o güneşli kumsala ne oldu?
- Tanrı cevap vermiş:
- O ekran koruyucusuydu...

08/07/2010

   

  Bir bankada 5 tane yamyam, programcı olarak görevlendirilirler. Müdürleri onlara hitaben:
- "Şimdi burada çalışabilirsiniz. Burada iyi para kazanabilirsiniz. Ama yemek yemek icin bankanın kafeteryasına gideceksiniz ve diğer çalışanları rahat bırakacaksınız" der. Yamyamlar hiç bir çalışanı rahatsız etmeyeceklerine söz verirler. hafta so...nra müdürleri gelir:
- "Çok iyi çalışıyorsunuz. Yalnız katınızdaki temizlikçi kız kayıp. Ona ne olduğunu biliyor musunuz?" diye sorar. Yamyamlarin hepsi hayır derler ve bu işle hiç bir ilgilerinin olmadığını söylerler. Müdür gidince yamyamların şefi yamyamlara döner:

- "Aranızdan hangi maymun temizlikçi kızı yedi?" diye sorar. En arkadaki yamyam alçak bir sesle cevap verir:
- "Ben yedim" Bunun üzerine şef söyle cevap verir.
- "Ulan aptal! Biz 4 haftadır grup müdürleri, bölüm müdürleri, proje yöneticilerini yiyip duruyoruz ki kimse farkına varmasın diye, nasıl olsa onların bir işe yaradıkları yok senin durup dururken temizlikçi kızı yemen şart mıydı?!"

                          134 

07/07/2010

      Sınıfta öğretmen uyuklayan öğrencisine sormuş, "Roma'yı kim yaktı oğlum?"
Çocuk "Hocam ben yakmadım diye ağlamaya başlamış. Öğretmen sinirlenip sınıftan hızla çıkmış.
Karşısına edebiyat öğretmeni çıkmış:"Ne oldu Hocam neye sinirlendin demiş."
"Bir çocuğa Roma'yı kim yaktı dedim, ben yakmadım diye ağlamaya başladı."
Edebiy...at Öğretmeni: "Boş ver hocam bunlar yaparlar yaparlar yapmadım derler."
Öğretmen iyice sinirlenmiş.Bu sefer karşısında Müdürü bulmuş. Hocam ne oldu."
Hiç sorma hocam sınıfta çocuğun birine sordum Roma'yı kim yaktı diye, çocuk ben yakmadım diye başladı ağlamaya"
"Tamam hocam niye sinirleniyorsun ben şimdi bir kağıt yazıp kimin yaktığını bulurum zararı da tahsil ettiririm."

                                    133 

06/07/2010       

                Öğretmen sınıfta ders anlatıyordu. Bir ara arka sırada oturan öğrencilerden birini işaret ederek:
-Söyle bakalım oğlum, köylüler kurtları niçin öldürürler?
-Kuzuları öldürdükleri için, efendim.
Ön sıralarda oturan Ayla, hemen atıldı:
-Öyleyse kasapları niçin öldürmüyorlar?

         132 

05/07/2010   

    Ressam İki arkadaş, sergide bir tabloyu seyrediyordu. Biri:
-Şuna bak, dedi, güneşin doğuşunu ne güzel canlandırmış.
Öbürü düzeltti:
-İmkânı yok, mutlaka güneşin batışıdır.
-Belki öyledir. Ama nasıl oluyor da bu kadar kesin konuşabiliyorsun?
-Ressamı tanırım, sabahları onbirden önce kalkmaz.

                          131 

04/07/2010

      Lüks bir lokantada müşterilerden biri önüne konan yemeği görünce bağırmaya başladı:
- Ben bu baklayı yiyemem. Çabuk bana şef garsonu çağırın! Yan masada oturan adam dudak bükerek cevap verdi:
-Fayda etmez efendim, o da yiyemez!..

                             130 

05/07/2010 

       Şeyh Şamil esir düştüğünde, Ruslar bu kahraman adama büyük saygı göstermiş. Rus çarı kendisini yemeğe davet etmiş. Şeyh Şamil yemeği iştahla yemiş.
Kahramanlığı kadar yemekteki iştahı karşısında da hayrete düşen çar:
-Adama bak, demiş. Beni de yiyecek. Şeyh Şamil cevap vermiş:

-Biz müslümanız. Domuz eti yemeyiz

                             129 

04/07/2010       

      İki hırsız, Londra'nın en büyük bankasını soyarlar. Soluk soluğa eve gelince, biri arkadaşına der ki:

"Şu paraları bir sayalım bakalım, ne kadar paramız oldu?"
Öbürü gayet sakin cevap verir:
"Şunun merakına bak! Böyle zor işlerle kendini ne yoruyorsun? Yarınki gazeteler ne kadar olduğunu muhakkak yazacaklar, alırız bir ...gazete, olur biter!"

       128 

 03/07/2010

 Adamın biri işten eve gelmiş bir bakmış, karısı başka bir adamla yatakta. Hemen tabancasını almış ve...... öteki adama:- 'Madem karımı istiyorsun onu benden erkek gibi al. Seni düelloya davet ediyorum'...Öteki adam bunu kabul etmiş, ikisi birlikte yandaki odaya girmişler kapıyı kapatmışlar, sonra kadının kocası öteki a......dama fısıldamış:
-
'Aslında kimsenin canının yanmasına gerek yok, ikimizde havaya ateş
edelim sonra ölmüş gibi yere yatalım, karım ilk önce hangimizin yanına
koşarsa en çok sevdiği odur'...
Böylece ikisi havaya bir el ateş
edip hemen kendilerini yere atmışlar...
Kadın silah sesini duyar duymaz
koşarak içeri girmiş...
Yere yatan iki adama bakmış ve bağırmış.....:
- 'Hayatım çıkabilirsin, ikisi de öldü..!!!!

                        127 

02/07/2010   

  Erzurumda yöresel kelimeler vardır.
Mesela
"tırlık"kekeme, "gıdık"çenealtı ,"b.dık" da kadın cinsel organı demektir.
Seçim döneminde miting konuşması yapan Tansu Çillere kalabalığın içinden bir vatandaş
-"Senin bıd.ğını yirim gız." diye bağırır.
...Bunu duyan Tansu hanım yanındaki vali yardımcısına dönüp sorar "b.dık" ne demek diye.
Vali yardımcısı gerçeği söyleyemediğinden ve birazdan olacaklardan habersiz "ciğer" der,
ciğerini yerim demek istedi sayın başbakanım.
Mikrofona dönen Tansu hanım coşku ile bağırır.

-"bacınızın bıd.ğı size feda olsun!!

                           126 

01/07/2010        

 Karı - Koca kahvaltı masasında tartışır. Adam hiddetle masadan kalkar;
— Sen zaten yatakta da iyi değilsin! der. Hışımla evi terk eder. Bir süre sonra kötü bir hareket yaptığını düşünür, durumu
kurtarmak için telefon açıp, karısının gönlünü almaya karar verir. Kadın telefonu defalarca çaldırınca açar. Adam sinirli bir şekilde;
— Telefona... neden bu kadar geciktin?
—Yataktaydım.
— Bu saatte yatakta ne yapıyorsun?
— İkinci bir görüşü alıyorum!!

              125 

 30/06/2010

      adamın biri berbere girer ve saçına fön yapılmasını ister berber şaşırır adamın zaten üç tel saçı kalmıştır berber
-hangi tarafa tarayayım der
adam
-sağ tarafa
berber tararken bir tel daha düşer iki tel saç kalır adam beğenmedim arkaya doğru tara der
berber arkaya tararken bir tel daha düşer
adam sinirlenir ve bağırır
bırak bırak beceriksiz herif bırak dağınık kalsın                               125

29/06/2010        

Turhal'lı ağa günübirlik denize gider. Deniz kıyisında kabinlerde soyunur. İçeriden karısına:
- Ver şu benim mayomu.
Torbayı karıştırır bi türlü bulamaz.
- Yok bey unutmuşuz.
Adam:
...- Kahretsin..ver şu çuvalı beni burda kim tanıyoki..
Verir karısı çuvalı altına iki delik açıp giyer bizimki çuvalı mayo niyetine. Denize girer o girerken sahildekiler ellerini ağızlarına götürüp bakarlar bizimkine. Denizden çıkarken de denizdekiler ağızlarna ellerini götürüp hayretler içinde kalırlar. Turhal'lı sorar karısına:
- Bu millet ben denize girerken önüme bakıp, hayret işareti yaptı, çıkarken de arkamdan hayretle baktı bak bakalım der önümde arkamda ne var?
Karısı adamın arkasına bakar okur:
- Kayseri Şeker Fabrikası ,

Önünü okur:
- Net: 50 KG...

              124 

 28/06/2010

   Mezarın sesi

İKİ adam gecenin geç saatlerinde partiden dönerlerken kestirme olsun diye mezarlıktan geçiyorlarmış... Mezarlığın tam ortasına gelmişler ki tap-tap-tap diye bir ses karanlıkların, esrarlı gölgelerin arasından gelmeye başlamış. Korkudan titreyerek, nefeslerini tutarak, sisleri dağıtarak mecburen yollarının üzerindeki sesin kaynağına yaklaşmışlar. Bir bakmışlar ki yaşlı mı yaşlı bir adam mezarın birine oturmuş, elinde çekiç ve keski, mezar taşını oyuyor.. “Ooohh!” demiş adamlardan birisi “Usta bizi korkudan öldürüyordun!.. Vallahi hayalet sandık.. Gecenin yarısında çalışıp da ne yapıyorsun?” Yaşlı adam homurdanarak “Cahil hergeleler!” demiş, “Adımı yanlış yazmışlar da                    122

27/06/2010

Mahalledeki iki afacan çocuk, yaramazlıklarıyla tüm mahalleyi bıktırmış.

Kırılan camların, çizilen duvarların, lastiği indirilen otomobillerin, kuyruğuna teneke bağlanan kedilerin sorumlusu, hep afacan kardeşler.

Anne ve baba bu işten iyice usanmışlar….

Sonunda, kilisenin papazına gidip, yardım istemişler.

Papaz da ‘çocukları bana gönderin, konuşayım’ demiş.

Çocuklar gelmiş.

Papaz önce büyük olanı yanına çağırmış;

Söyle bakalım evladım, Tanrı nerede?’

Çocuk susar…

Papaz tekrar sorar: Evladım söylesene, Tanrı nerede?’

Çocuk susmaya devam eder.

Papaz ısrarla sorar, çocuk yine susmaya devameder.

Papaz, sonunda sinirlenir: ‘Konuşsana be çocuk, nerede Tanrı?’

Çocuk, aniden fırlayıp koşar.

Kardeşine de seslenir: ‘Kaçalım çabuk!..’Eve giderler ve odalarına girip kapıyı kilitlerler.

Küçük oğlan, büyüğüne sorar: ‘Neden kaçıyoruz?’

Büyük yanıtlar: ‘Bu kez olay ciddi… Tanrı kaybolmuş, bizden biliyorlar…

                              121 

  26/06/2010
pazar günü kiliseye yığılan kasaba halkı tam dualara başlayacakken mihrapta birden şeytan görünür...

şeytan kilisede görülür gözülmez büyük bir karışıklık olur ve kalabalık kapıya hücüm eder..çok kısa bir süre sonra arka sıralardan birinde oturan yaşlı bir adam hariç herkes kiliseyi terketmiştir..

şeytan kafasını kaldırır ve yaşlı adamı görür..herkesin kaçmasına rağmen o adamın hala orda durup çevresine ilgisiz bakışlar atmasından kıl kapar:))

kafası karışık bir biçimde adama doğru yaklaşır ve sorar;
- sen benim kim olduğumu biliyor musun?
- evet efendim..kesinlikle...
- herkes kaçtı..sen neden hala burdasın? benden korkmuyor musun?,

- hayır efendim..48 yıldır kızkardeşinizle evliyim.

      

                        120 

25/06/2010 

  Bu hikaye trakyada geçmis gerçek bir olay;
Yasli bir amca, eseginin üzerinde karayolunda seyretmektedir.
Bunu gören trafik polisleri, amcaya takilmak isterler ve
durdururlar.
Polis: Be amca, necin dakman golani? (Golan: Emniyet kemeri.)
Amca: Dakmam be iste!
Polis: E bak gördün mu, simdi ceza keseceyik.
Amca: Kes bakalim ne keseceysan da gidecem, acele isim var.
Polis: Peki amca, cezayi sana mi yazalim yogsam esege mi?
Amca:
Polis: Yani cezayi sana yazarsak bes milyon ödeycen, esege üç milyon ödeycen.
Amca: Bana kes o zaman.
Polis: Neden sana keseyon amca?
Amca: Onun sicili temiz ossun, polis yapcez onu... ;))
       

                   108

 14/06/2010      

      Temel batilarin en iyi cowboy'umus. Temel bir bara girmis ve ickisini icmis ve hesabi odemeden cikmis disari. 3 dakika sonra geri gelmis ve sinirli bir sekilde:
- Benim atimi kim caldiysa hemen geri versin.
Hic kimsede ses yok ve Temel bir kez daha:
- Atim 5 dakikadan gelmezse 1980'de yaptigimi bugunde yaparim, demis.
Herk...es korkmaya baslamis. Sonra Temel'in atini getirmisler. Iclerinden biri dayanamamis ve sormus:
- 1980'de ne oldu, diye.
Temel adama dogru donmus:
- 1980'de yine atim calinmisti, bende.... yuruyerek eve gittim...
                             

                               107 

13/06/2010 

 Temel Trabzonun kabadayisiydi.Elinde tesbih cekedi sirtin da kendinden emin olarak dolasip dururdu.Birgün gene bu halde kahvenin önünden geçiyordu.Tam kahvedekilere selam vermisti ki ensesine sert bir tokat yedi.Lan ne oluyoruz diye tam döndü ki o ne karsisinda kendinin iki kati bir adam.Söyle bir kahveye bakti herkes ...temele bakiyor.Temel yigitligi boka sürmemek adama dönüp;

-Birder gerçekten mi vurdun şkadan mi ? diye sorar.

Adam kendinden emin bir sekilde ;

-Gerçekten vurdum bilader ..der

Bunun üzerine Temel bozuntuya vermeden;

-Iyi zatan sakadan hiç hoşlanmam..

                              106 

  12/06/2010

  Din dersinde:
Öğretmen yeni başladığı sınıfında öğrenciyi kaldırmış.
-Adın ne seni...
n evladım?
- Kevser öğretmenim
- Ne güzel isim, Oku bakalım kevser suresini..
Öğrenci sureyi ezbere okumuş
- Aferin evladım, ağzına sağlık.. - Senin adın ne evladım?
- Fatih öğretmenim..
- Çok güzel isim, Oku bakalım fatiha suresini demiş,
Öğrenci ezbere okumuş.
- Aferin evladım, ağzına sağlık..
Öğretmen birde bakmış, bir çocuk masanın altına saklanmaya çalışıyor.
- Evladım kalk bakayım, adın ne senin?.. demiş..
- Yasin öğretmenim, ama arkadaşlar bana kısaca Süphaneke derler :):)

                                      105

11/06/2010 

 İlkolkuda uc cocuk bebeklerin nasil dunyaya geldigini konusoyormus

Dursun:

-Bizum ailede hep leylekler getirir.
...
Fadime:

-Bizde gul bacesinde bulunur.

Temelcik:

-Piz faciriz, pizde bebekleri annem kendisi yapayi!

                     104 

10/06/2010         

   İKİ adam gecenin geç saatlerinde partiden dönerlerken kestirme olsun... diye mezarlıktan geçiyorlarmış... Mezarlığın tam ortasına gelmişler ki tap-tap-tap diye bir ses karanlıkların, esrarlı gölgelerin arasından gelmeye başlamış. Korkudan titreyerek, nefeslerini tutarak, sisleri dağıtarak mecburen yollarının üzerindeki sesin kaynağına yaklaşmışlar. Bir bakmışlar ki yaşlı mı yaşlı bir adam mezarın birine oturmuş, elinde çekiç ve keski, mezar taşını oyuyor.. “Ooohh!” demiş adamlardan birisi “Usta bizi korkudan öldürüyordun!.. Vallahi hayalet sandık.. Gecenin yarısında çalışıp da ne yapıyorsun?” Yaşlı adam homurdanarak “Cahil hergeleler!” demiş, “Adımı yanlış yazmışlar da!..”

                           103 

09/06/2010      

    adamın bırı yenı evlenmıs karısını bırakıp yurt dısına calısmaya gıtmıs
bır gun bır telgraf almıs
karın oldu stop acele gel stop dıye
adam atlamıs gelmıs
baksa guzel karısı olu son bırkez yatayım onunla demıs
...ve yatmıs
sonra karısı dırılmıs
adam cok sevınmıs
bu olay dıllere destan olmus
adam gene bır gun calısmaya gıtmıs
ve bı gun gene bır telgraf aşlmıs
karın oldu stop
gelmene gerek yok stop
butun koy dırıltmeye calısıyoruz stop
dıye

                         102 

 08/06/2010

  Adamın biri dere kenarında oltasını sallamış balık tutuyormuş. Ancak diğer elinde bir şapka varmış ve şapkayı dikkatle havada tutmaktaymış. Yoldan arabası ile geçmekte olan bir kadın merakla şapkayı niye tuttuğunu sormuş. Adam cevap vermek için kadının onunla bir kez yatması gerektiğini söylemiş. Kadın:
- Terbiyesiz dey...ip yoluna devam etmiş.
Ancak meraktan içi içini yiyormuş. Dayanamayıp geri dönmüş ve adamla yatmayı kabul etmiş. Tam işi bitirmişler, kadın tekrar sormuş şapkanın sırrını. Adam sırıtarak cevap vermiş:
- Sabahtan beri buradayım. Hiç balık yakalayamadım, ama şapkaya takılan siz 5. kadınsınız...
                                      101  

07/06/2010

    Bahri ve Ziya Bey’ler bacanak olup, Rana ve Hülya adında sarışın iki kız kardeşle evlidirler.
Beraber bir içki aleminde Bahri Bey, Ziya Bey’e:
-Var mısın bizim sarışınları bu akşam bir zeka testine tâbi tutalım?
- Varım hem biraz eğlenmiş oluruz ve de kazanana bir burma bilezik hediye edelim.
Hanımlar da rıza gösterince Ba...hri Bey şöyle matrak bir soru sorar;
- Napolyon; “para artı cesaret artı enerji eşittir zafer“ dediği halde niye harbi kaybetti?
Cevap Hülya Hanımdan gelir;
- Sürtünme kuvvetini hesaba katmamıştı da ondan.
Bu hazır cevap hepsinin çok hoşuna gider ve onu galip ilan ederler.
Karısını ilk tebrik eden Bahri Bey olur;
- Afferin karıcığım bir de sarışınlarla alay ederler, manşallah cin gibisin, burma bileziği hak ettin.
- Ama kocacığım ben burma bilezik istemem
- Niçin karıcığım?
- Burulmuş bileziği bileğime nasıl geçiririm?
          

               100 

06/06/2010

Adamin birini kuduz köpek isirmis ama

adam çok ihmalci oldugu için, bu gün igne olurum, yarin igne olurum derken is isten
geçmis. Doktora bas vurup da gerçegi anlayinca hemen bir kagit kalem isteyip uzun
uzun
...bir seyler karalamaya baslar. Doktor uzun süre beklemis, bi ara dayanamayip
hayretle
sormus:
-”Vasiyetnameniz bu kadar uzun mu?”
-”Vasiyetname
hazirladigimi
söyleyen kim doktor? Ben isiracagim kimselerin listesini yapiyorum

 

                           99   

 06/06/2010     

Dul ve bir çocuğu olan erkekle dul ve bir çocuğu olan kadın evlenmiş.
Bir cocukları olmus neyse bir gun keratalar kavgaya tutusmuslar.
Kadın bagırmış bey bey koş koş bizim cocuklar kavgaya tutuştular demiş, adamda kimle kim kavga ediyor demiş kadın da
Seninkiyle benimki bir olmuşlar bizimkini dövüyorlar demiş
                        98 

 

05/06/2010 

     Bilet
Bir gün Temel seyahate çıkacakmış, bilet almak
için otobüs gisesine gitmis. Gişeci de
Dursun'muş. Temel bir bilet istemiş.
Dursun sıraya geçmesini söylemiş. Ama sırada
...kimse yokmuş.
Temel bir kez daha bilet istemiş. Dursun yine
sıraya geçmesini söylemiş.
Temel sinirlenmiş ve yine bilet istemiş tekrar
aynı cevabı alınca Temel Dursun'a iyi bir
Osmanlı tokatı atmış.
Yerde kendine gelmeye çalışan Dursun :
- Çim vurdu bağa..
diye bağırınca
Temel:
- Ha bu kadar adamın içinde çimin vurduguni
nerden pileyim!
   

       97 

04/06/2010     

  Kadın kocasına:
- Bizim oğlan büyüdü artık. Ona bazı
şeyleri anlatmalısın. Bu senin görevin.
- Yahu, ben nasıl anlatayım, utanırım.
- Kolayı var, bu işin arılar ve
...kuşlarda da aynı olduğunu söylersin.
Adam, oğlunu yanına çağırır ve anlatmaya
başlar:
- Bak oğlum, geçenlerde annenle kavga
etmiştim ya.
Annen eşyalarını toplayıp annesine gitmişti.
- Evet baba, hatırladım.
Baba devam eder:
- O gün bu olayı kutlamak için seninle
birlikte gece klubüne gittik. İçerken
iki bayanla tanıştık. İşi ilerlettik.
- Evet baba, hatırladım.
- Sonra bayanları klüpten çıkartıp bir
otele götürdük.
Sen seninkini, ben benimkini alıp
odalarımıza çekildik.
- Evet baba, hatırladım.
- Hah, işte bu iş arılarda ve
kuşlarda da böyledir.

                 95 

03/06/2010 

 Kör bir adam yanlışlıkla Bayanlar Barına girer. Bara doğru ilerler ve bir içki ısmarlar. Biraz oturup, içkisini yudumladıktan sonra barmene seslenir: "Hey, bir sarışın fıkrası duymak ister misin?" Birden bar, bomba düşmüş gibi sessizleşir. Kör adamın yanında oturan kadın, tok bir sesle: "Hey bayım," der "bu fıkrayı anlatmadan önce bil...meniz gereken beş şey var. Birincisi, barmen sarışın bir kız. İkincisi kapı görevlisi sarışın bir kadın. Üçüncüsü, ben 1.90 boyunda karatede siyah kuşaklı bir sarışınım. Dördücüsü, sağınızda oturan kadın profesyonel bir halterci ve sarışın. Beşincisi, benim yanımda oturan kadın profesyonel güreşçi ve sarışın. Yine de bu fıkrayı anlatmak istiyor musunuz?" Kör adam bir kaç saniye düşünür, sonra başını sallar: "Hayır, hiç sanmıyorum. Beş defa anlatamam."      

                               94

02/06/2010 

  Temel, idris ve Dursun fizik dersindeler. Hoca sozlu yapmak icin Dursun’u kaldirmis.
- Kalk bakalim Dursun. Sicak bir gunde arabanla gidiyorsun. Sicak bastirdi. Ne yaparsin?
- Cami acarim, hocam.
Hoca atlamis;
- Hah iste, o camdan giren ruzgarin ivmesi nedir?
...Dursun’da yanit yok tabii. Oylece kalakalmis. Sifirini almis oturmus. Bu arada Temel fizikcinin lazlara gicik oldugunu bildiginden sira kendine gelecek diye korkmaya baslamis. Hoca bu kez,
- Sen kalk bakalim, idris. deyince Temel iyice sinmis. Hoca,
- Soyle bakalim idris. Sicak birgun ve arabanla gidiyorsun. Sicak bastirdi. Ne yaparsin?
- Ceketimi cikaririm, hocam.
- Daha sicak oldu.
- Cami acarim, hocam.
- Hah iste, o camdan giren ruzgarin ivmesi nedir?
Idris de yanit verememis ve sifiri alip oturmus. Temel’i iyice bir
telas almis. Hoca Temel’e donup,
- Temel, kalk bakalim. Sicak birgun ve arabanla gidiyorsun. Sicak bastirdi. Ne yaparsin?
- Ceketimi cikaririm, hocam.
- Daha sicak oldu.
- Gomlegimi cikaririm, hocam.
- Daha da sicak oldu.
- Pantolonumu cikaririm, hocam.
- Oglum cok sicak oldu.
- Atletimi cikaririm, hocam.
- Oglum yaniyorsun sicaktan.
- Donumu cikaririm, hocam.
- Evladim, ter icinde kaldin.
- Herseyimi cikaririm, hocam.
- Sicak imanini gevretiyo yahu…
- Hocam, bosuna ugrasma, anami da öpseler acmam o camı…!!!
    

                              93 

01/06/2010     
Hocanın biri köyündeki kadına aşık olur. Kadına der ki:
- Ne yapıp edip seni alacağım
der. Ama kadın evlidir ve bu yüzden pek gönlü yoktur. Kadın hocaya sana varırım ama 3 şartım var der. Hocada söyle der.
Kadın:
1. caminin içinde açıp şeyini göstereceksin
...
2. camide rakı içeceksin
3. ise beni herkesin önünde şey yapacaksın
hocada: tamam der.
Tabi kadın hocanın bunları yapamayacağını sanar.
-Hoca bir gün camide vaaz verirken cemaate şöyle der:
- Ey cemaat bazıları bana köyde sünnetsiz diyor alın bakın ben sünnetliyim der ve açıp herkese şeyini gösterir.
Tabi cemaat çok şaşırır. O gün kadının kocası da camidedir. Ve adam da çok şaşırır. Eve gelince karısına ya hanım bu hoca delirmiş bu gün camide vaaz verirken hepimize açıp şeyini gösterdi .
Bunu duyan kadın eyvah der. İlk sınavı geçti ama diğerlerini geçemez diye düşünür.
Yine bir gün hoca camide vaaz verirken bir elinde bir bardak su diğer elinde de rakı vardır.
- Hoca cemaate der ki ey cemaat gavurlar işte böyle su gibi rakı içiyo der ve şaşırmışcasına rakıyı içer.
Cemaat ne yaptın hoca o rakıydı diye söyler ve hocada şaşırmışım der. Tabi kadının kocası da camidedir ve eve gelince ya hanım bu gün hoca yine yaptı yapacağını camide rakı içti der.
Bunu duyan kadın iyice şaşırır ama son sınavı geçemez ki diye düşünür. Ve sıra son sınava gelir.
Kadın kocasıyla birlikte caminin yanındaki tarlalarında çalışmaktadır. Bu sırada hoca minarenin tepesinden kadının kocasına ağzına geleni sayıp küfür etmektedir. Bunu duyan adam çok şaşırıp:
- Ne oldu hocam niye küfür ediyorsun¿
Hoca:
- Ayıp değil mi dışarda da mı iş yapılır gidin evinizde yapın ne yapacaksanız der.
Adam:
- Ne işi hoca görmüyor musun tarlada çalışıyoruz der.
Hoca:
- Gel bir de burdan bak nasıl görünüyor diye adamı çağırır.
Adam:
- Tamam geliyorum der.
Tabi bizim hocaya fırsat doğar kadının yanına gelip son sınavı da geçer. Kadın üzgündür. Bu sırada kadının kocası gelir ve hocaya:
- Hakikaten de hocam minareden öyle gözüküyor
     

                                92

31/05/2010   

         Arkadaşları işadamını evlendirmek istiyorlar. Sonunda uygun bir hanım bulunuyor ve işadamına haber veriliyor.

- Ben işadamıyım, diyor adam… Numune görmeden böyle bir işe karar veremem.

Genç kadına durumu iletiyorlar:

- Ben de iş kadınıyım, diyor hoş hanım… Numune veremem ama istediği kadar referans gösterebilirim…

                       91 

30/05/2010        

      Kızılderililerin genç reisi 18 yaşına geldiğinde canı kadın ister.
Kabilenin büyücüsüne gider, der ki:
- Oturan Boğa kadın ister.
Büyücü:
- Oturan Boğa ormana gitsin, üzerinde delik olan bir ağaç gövdesi bulsun ve onun üstünde eğitim yapsın, hazır olunca gelsin. 15 gün sonra reis geri gelir.
Der ki:
- Oturan Boğa hazır. Büyücü de kabiledeki en güzel kızı ona verir. Reis alır kızı çadıra girer.
- 90 derece eğil.. der. Kız eğilince, kıza bir tekme vurur. Kız çığlık atarak bunu niçin yaptığını sorar.
Reis söyle cevap verir:
- Oturan Boğa akıllandı, önce yaban arılarını kontrol!..

                                        90 

 29/05/2010           

        Karı koca müthiş kavga etmişler ve küsmüşler. Sonra bakmışlar olacak gibi değil, birbirlerine notlar yazarak anlaşmaya karar vermişler. Bir gün adamın bir iş
görüşmesi varmış ve sabah 8:30'da işe gitmesi gerekiyormuş; komodinin üzerine bir not yazıp koymuş, "Sabah beni saat 8:00'da kaldır." Ertesi gün olmuş, adam bir ka...lkmış saat 10:00; müthiş bir sinirle fırlamış yataktan ve başucunda bir not bulmuş: "Saat 8:00 oldu kalk!"
              

                                          89 

28/05/2010   

HAYATA İYİMSER BAKMAK
– At yarışlarını çok seven Temel, bir gün hipodroma gider
Temel, atlar yarışırken favorisi olan atı elindeki dürbünle bir yandan seyrediyor,
Bir yandan da :
“Uşaklar benim tay nasıl da rüzgar gibi gidey” diyerek arkadaşlarına hava atıyordu
Gerçekten de yarışın ilk metrelerinde Temel’in at öndedir
Temel sevinçten dört köşe olmutur
Fakat bir süre sonra diğer atlar bir bir Temel’in atını geçmeye başlarlar
Derken yarışın sonlarına doğru bizim Temel’in atı en sonda koşmaktadır
Ama Temel etrafın alaycı bakışlarına aldırmadan tezahürata devam etmektedir;
“Uy küheylanım benum! Bak nasıl da atların hepsini önüne katmış kovali!!!!”

                             88 

27/05/2010 

  Temel eczaneye girmiş;
-Abi bana bir viagra verirmisin demiş.
-Eczacı vermiş viagr...ayı.
-Temel sormuş.
-Kaç para?
-Eczacı 10 tl.
-Temel 100 tl vermiş .
-Eczacı: bozuk yokmu demiş
-Temel :yok.
-Eczacı:karşıdaki çerezciden bozdur gel.
-Temel: abi çerezci beni tanımaz ki.
-Eczacı: ben burdan işaret ederim bozar paranı demiş.
-Temel karşıdaki çerezciye gitmiş.
-Abi beni eczacı gönderdi ,100 tl yi bozacakmışsın, birde 1000 TL para
-verecekmişsin demiş.
-Çerezci başını kaldırıp eczacıya bakmış, karşıdan eczacı başını
-sallıyarak onay vermiş
-Temel gelmiş ezcacıya 10 tl yi vermiş, viagrayı alıp gitmiş
-Akşam üzeri cerezci gelmiş eczacıya 1000 TL yi alayım demiş
-Eczacı şaşırmış
-Ne 1000 tl si demiş
-Çocuğu gönderdin hem 100 tl bozdurdun, hemde 1000 tl istedin ya demiş.
-Hatta sana baktım onayladın karşıdan.
-İşte o an anlamış eczacı başına geleni, vermiş çerezciye 1000 tl tabii.
-Ertesi gün yaşlı bir amca girmiş ezcaneye.
-Eczacıya oğlum, ben viagra alacam ama etkileri nasıldır bilgi verirmisin demiş.
-Eczacı; amca şu kadarını söyliyeyim, dün birisine bu viagradan verdim, daha
adam kutusunu açmadan hem çerezciyi hem beni ..... demiş.

                                           87 

26/06/2010        

   Temel dünya turuna çıkar ve yolu Canada'ya da düşer.
Kırk yılda bir Karadeniz'de hamsi avlamaktan daha değişik bir fırsat çıktığını düşünerek buz tutmuş bir gölde, buzu kırıp balık tutmaya özenir. Oltasını ve takımlarını alarak işe koyulur.
Tam buzu kıracakken, insanın içini titreten bir ses duyulur:
- Oğlum burada balık ...yok!
Temel az öteye gidip tekrar buzu kıracakken ses yine gürler,
- Burada balık yok dedim sana...
Temel'in eli ayağı titreyerek seslenir:
- Tanrım, sen misun yoksa?
Ses yeniden duyulur,
- Hayır oğlum, ben buz hokeyi stadının spikeriyim.
     

     86 

25/05/2010         

       Çocuk: Baba, sevişmek neden eğlencelidir?
Baba: Sevişmek sana aynı, parmağınla burnunu karıştırmak gibi bir duygu verir,bu yüzden çok zevklidir.
Çocuk: Peki kadınlar neden erkeklerden daha çok zevk alirlar?
Baba: Burnunu karıştırdığında burnun mu yoksa parmağın mi daha mutlu olur?
Çocuk: O zaman kadınlar neden tecavüze uğr...amaktan bu derece nefret ederler? Baba: Tecavüze uğramak, yolda yürürken birinin gelip burnunu karıştırması gibidir. Bu hoşuna gider miydi?
Çocuk: Hmm.. Kadınlar neden adet günlerinde seks yapmazlar?
Baba: Burnun kanarken burnunu karıştırır mısın? Onun gibi bişii.
Çocuk: Erkekler neden sevişirken prezervatif takmaktan hoşlanmazlar?
Baba: Elinde eldiven varken burnunu karıştırmaktan zevk alır misin oğlum?
Çocuk: Baba, sana ooohaaaa demek istiyorum, süpersin yaaa
    

                         85 

24/05/2010           

                  BİR GÜN TEMEL VE DURSUN İLK DEFA MAÇA GİDECEKMİŞ .AMA TEMELİN BİR İŞİ ÇIKMIŞ. TEMEL MAÇA GELEMEMİŞ.DURSUN MAÇ BİTİMİNDEN SONRA TEMELİN YANINA GİTMİŞ . TEMEL SORMUŞ; -ULA DURSUN MAÇTA NE OLDU? - BİR TANE KALE VARMIŞ,BİR TANE DOP VARMIŞ, DOPU KALEYE ATINCADA GOOOOOL DİYE BAĞIRMIŞSIN.BİRDE UTANMAZLAR KISA DON GİYUYLAR.....:))))) 

         84 

23/05/2010 

       Bir gün doktor delilerin arasından en akıllısını seçmek istemiş duvara bir otobüs resmi yapıştırmış delilere otobüse binin demiş herkes otobüse dooğru koşmuş bir tanesi gitmemiş doktor en akıllıları onu zannetmiş ve sormuş sen neden binmedin diye delide otobüs doldu ben taksiyle gitcem demiş 
 

         83 

22/05/2010 

  Birgün Temel'in abisi ölür..
Cenaze namazı kılınırken Temel namazı kılmaz bir köşede oturur.
Bunu gören Dursun Temele:
-Ula Temel sen niye cenaze namazı kılmaysun.der
Temel ise:
...-Ben çenaze namazı kılmayi bilmeyrum der.Aradan 2 hafta gerçer ..
Temelin kaynanası ölür..Cenaze namazında cemaat Temeli en ön safda görür namaz sonunda Dursun Temel'e:
-Ula Temel sen hani cenaze namazı kılmayı bilmeydun?
Temel ise şöyle der:
-Haçan habu cenaze namazı değuldur ki, bayram namazıdur da..
  

                               82 

21/05/2010     

  Temel ile Fadime birbirine sırılsıklam aşıktır. Birlikte fındık bahçesinde yürürken Fadime, dallardan birine uzanır. Bunu fark eden Temel:
- Ağaçtan, bir dal koparanı....
Fadime, elinde tuttuğu ağacın dalını kırar.
Temel, dal koparmanın cezasını Fadime'ye ödetir. Daha sonra yürümeye devam ederler. Aradan, beş dakika geçer... geçmez Fadime, tekrar bir dal koparır. Temel ikinci kez onun cezasını verir. Fadime, durumdan oldukça memnun yürürken bir ağacın yanına yaklaşırlar. Fadime, bir dalı koparmaya hazırlanır. Bacaklarında derman kalmamış bir halde yürümekte olan Temel, Fadime'nin tuttuğu dalı da kopardığını görünce:
- Ona ben karışmıyorum. O vakıf malıdır...

                                        81 

20/05/2010       

           PARAŞÜTÇÜ........

Uzun süren eğitimlerden sonra nihayet ilk atlayış günü gelmişti. Uçak havalanmadan önce komutan askerlere ;
"arkadaşlar hiç panik yapmayın, uçaktan atladıktan sonra ilk önce paraşütün ana kolunu çekin, açılmazsa korkmayın sakin bir şekilde yedek paraşütün kolunu çekin, oda açılmazsa bilin ki aşağıda a...mbulans bekliyor olacaktır" der ve uçak havalanır.

bir iki üç derken sıra Temele gelir.Temel büyük bir heyecanla birinci kolu çeker.... paraşüt açılmaz. İkinci kolu çeker....yine açılmaz ve Temel aşağı doğru hızla süzülürken, "Allah bilir aşağıda ambulans da yoktur " der.

                  80 

19/05/2010 

 PARAGÖZ:
Kayseri'li bir paragöz bir bakkalın ölüm döşeğindeki son sözleri:
-Karıcığım buradamısın ?
-Tabiki canım seni hiç yalnız bırakır mıyım ?
-Oğlum Ahmet sen burada mısın peki?
...-Evet babacım.
-Kızım Rabia'ya haber verdiniz mi
-Bende buradayım babacım sen merak etme ..
-Allah belanızı vermesin hepiniz buradasınız da bakkala kim bakıyoo :D
         

                 79 

18/05/2010 

  Kadının biri pahalı halılar satan bir dükkana girer.. ve ilk bakışta çok beğendiği bir iran halısına doğru yönelir. Halıya daha yakından bakmak üzere yere doğru eğildiğinde istemeyek sesli bir şekilde gaz kaçırınca çok utanır ve hemen kimse duydumu diye etrafına bakınır ve arkasında duran satıcıyı görünce konuyu unutturmak için aceleyle adama
-Bu İran halısı kaç para? diye sorar. Satıcı gayet pişkin şöyle yanıt verir.
- Valla hanımefendi, halıya sadece bakmakla osurduğuna göre fiyatını duysan zıçarsın

                     78 

17/05/2010 

     Fazlası ile zampara olan bir adam tövbekar olmak istemiş.
Ne yapayım ne edeyim derken '40 gün 40 gece
bir mağaraya kapanıp dua etmesi' söylenmiş.
Adam mağaraya kapanmış.
1 gün 2 gün 3, 4, 5 derken 39 gün olmuş.
39'uncu gün dışarı da bir yağmur bir yağmur,
ortalığı sel götürüyor.
Bir bakmış ki mağaranın kapısında
yağmur ilik...lerine kadar islemiş bir bayan...
Güzel mi güzel.
Bayan hemen içeriye girmiş.
Adam, bayanın üstünü kurutmak için ateş yakmış.
Fakat bayana hiç yaklaşmamış.
Bayan üzerindekileri kurutmak için çıkartınca,
kendisinin korkutuğunu söylemiş
ve adamın kendisine sarılmasını istemiş.
Adam sarılırken tövbesini bozmak istemiyormuş,
fakat bayan cilvelenince 'tövbe' diye şey
kalmamış ve iş bitmiş!..
Kadın kahkahalar ile gülmeye başlayınca merakla sormuş:
- Neden gülüyosun yahu?
Kadın:
- Ben şeytanım... Senin tövbeni bozmak
için geldim ve başardım!
Bu sefer adam kahkahalarla gülmeye başlamış
kadın-şeytan sormuş:
- Niye gülüyorsun?
Adam:
- Bu dünyada becermediğim bi şeytan kalmıştı.
Onu da becerdim ya; boşver gerisini!..

                       77 

15/05/2010  

  Amerika'ya gezmeye giden Papa, otelde sıkılmış ve şoföründen anahtarı alıp, limuziniyle dolaşmaya başlamış. Bir ara kırmızı ışıkta geçince polis durdurmuş. Memur bir bakmış ki arabayı Papa kullanıyor. Yüzü bembeyaz olmuş. Hemen telsizden âmirini aramış:

"Âmirim çok mühim birisini durdurdum, ne yapayım?"

"Başkan yardımcısı mı?"

"Hayır."

"Başkan mı?"

"Daha mühim efendim çok daha mühim."

"Daha mühim kim var yahu, Papa yı mı durdurdun artık?"

"Valla âmirim, kim olduğunu bilmiyorum ama, şoförlüğünü Papa yapıyor."                 

               76 

14/05/2010  

   New York`tan Los Angeles`e giden uçakta cingöz bir avukat ile sarışın aptal görünüşlü bir hanim yanyana oturuyorlar. Avukat hem hanımla yakınlaşmak hem de hoşça vakit geçirmek için bir oyun teklif ediyor. Kabul görünce oyunu anlatıyor:
--Size bir soru soracağım, cevabi bilemezseniz bana 5 dolar vereceksi...niz, sonra siz soracaksınız bilemezsem ben size 50 dolar vereceğim.
Ve ilk soruyu soruyor:
--Ay ile dünya arasındaki uzaklık ne kadardır?
Kadın tek söz söylemeden çantasından 5 dolar çıkarıp adama uzatmış.
Soru sorma sırası sarışına gelmiş:
--Tepeye 3 ayakla tırmanıp 4 ayakla aşağı inen şey nedir?
Adam dakikalarca düşünmüş... Yanıtı bulamamış... Cüzdanından 50 dolar çıkarıp kadına uzatmış. Kadın parayı kibarca alıp çantasına koyarken avukat merakla sormuş:
--Cevap ne?
Kadın tek kelime etmeden çantasını açmış ve 5 dolar çıkarıp adama uzatmış...

                                75 

13/05/2010 

Adamın biri hiper marketin manav bölümünde satıcıyı ikna etmeye çalışmaktadır: Kivi alacağım, fakat yarım istiyorum...

" Satıcıyla olurdu- olmazdı tartışmasına girerle...r, en sonunda satış elemanı derki: "Ben içerde müdüre sorayım, kivinin yarısını satabilir miyiz diye...

Müdüre olayı anlatmaya koyulur: "Patron, hayvanın biri geldi, kivinin yarısını almak istiyor, ne diyeyim?" Lafını bitirir bitirmez.

Arkasında birisi olduğunu fark eder, dönüp baktığında kivi isteyen müşteriyle karsılaşır ve konuşmasına bozuntuya vermeden devam eder.

"Bu beyefendi de diğer yarısını istiyor kivinin..." Müdür "tamam" der. Gönderirler müşteriyi. Sonra müdür satış elemanını yanına çağırır.

"Akıllı bir adama benziyorsun. Kendi kendine düştüğün zor durumdan gene kendi başına kurtulmayı bildin. Nerelisin sen"

Satıcı: "Yeni Zellandalı’yım" "Neden geldin peki Amerika"ya" "Orada iki çeşit insan vardır: Fahişeler ve rugby oyuncuları" "Benim karım da

Yeni Zelandalı"

"Karınız hangi takımda oynuyordu efendim...?

12/05/2010

   

 Üniversitede, dönemin ilk gününde rektör yeni gelenleri toplamış, üniversite kurallarını anlatırken sıra yurt olayına gelmiş. Rektör demiş ki :
- Kız yurtları erkek öğrenciler için yasak bölge. Erkek yurtları kız öğrenciler için. Yasak bölgede yakalanan kişiye ilk seferinde 200 milyon ceza kesilecek. İkinci yakalanışınd...a 300 milyon, üçüncü yakalanışında da 500 milyon ceza kesilecek. Sorusu olan var mı?
Arka taraftan bir erkek öğrenci sesi :
- Sezonluk bilet ne kadar?

                                       74 

11/05/2010 

Temel, Alman, Fransız, ve Rus birlikte bir otele kalmaya gitmişler. Otelde de boş tek bir oda kalmış. Onda da çok fazla karınca olduğundan kimse o odayı tutmamış. Bizim kafadarlar "önemli değil biz kalırız" demişler. Birinci gün Alman kalmış ve ancak iki saat durabilmiş. Fransız onun kadar da dayanamamış. Bunun üzerine... Rus kalmaktan vazgeçmiş. Temel o gece odada kalmış ve odadan sabah geç saatte çıkmış. Alman, Fransız ve Rus çok şaşırmışlar: - "Nasıl bu kadar kaldın yahu Temel?Temel de: - "Karıncanın tekini öldürdüm diğerleri cenazeye gitti", demiş

                                             73 

10/05/2010  

  Adamın biri yabancı bir şehirde, bir evin kapısını çalarak şu ricada bulunur :
-Pek susadım, buralarda su bulamadım, lütfen bana bir bardak su verir misiniz?
Kapıyı açan çocuk, adamın yüzüne bakarak, kısa bir tereddütten sonra :
-İstersen ayran getireyim, der.
Adam bu teklifi teşekkürle kabul ettikten az sonra, çocuk bir çanak ayran getirir.
Adam ayranı içtikten sonra çocuk :
-İstersen daha getireyim,der.
-Zahmet olur yavrum.
-Hayır, zaten bu ayranın içine fare düştüğü için nasıl olsa dökecektik!
Bunun üzerine, adam iğrenerek, elindeki ayran çanağını hiddetle yere atıp parçalayınca, çocuk feryadı koparır :
-Anne, kapıdaki adam köpeğin çanağını kırdı!

                                72 

09/04/2010

     İki deli, akılhastahanesinden kaçmaya karar vermişler. Gece vakti hızlı bir şekilde duvardan atlayarak boşluktaki tarlaya çıkmışlar. Tellerin arasından sürünerek ilerlerken bir bekçi bunların hışırtısını duymuş. Hemen bağırmış: "Kim var orada?" Delilerden biri hemen: "Miyaw, miyaww" diye seslenmiş. Huşırtıyı kedinin çıkardığını zanneden bekçi tam geri dönecekken deliler yine sürünmeye başlamışlar ve yine bir hışırtılar başlamış. Bekçi hemen dönmiş ve bağırmış: "Kim var orada?" İyice sinirlenen deli: "Miyaw dedik ya len" demiş

                         71 

09/05/2010    

           Bir gun temel bahcede calisirken 2 asker gelmis.- temel pasanin emri var.20 yasinda ne kadar cocugun warsa askere alacagiz.temelin 10 cocugundan sadece 1 tanesi 20 yasindadir.askerler alir goturur.bi sure sonra askerler tekrar gelir ve derki.temel basin sagolsun.cocugun sehit oldu.temel de vatan sagolsun der.bi sure so...nra baska asker gelir.-temel pasanin emri var.20 yasinda ne kadar ccugun varsa askere alacagiz der. temelde gonderir.ve gene sehit...gel git temelin butun cocuklari sehit olur ve herdefasinda vatan sagolsun der.sonunda butun cocuklar sehit.gene temel evde otururken.askerler telasli gelir.-temel pasanin emri.-cocuklarini askere alacagiz.savas cikti.-temel sinirlenerek.- o pasaya soyleyin.benim seyime guvenipte saga sola savas acmasin.cocuklarin hepsi sehit oldu.         

                     70 

08/05/2010  

 Psikolog, karşısındaki sinir hastası bir genci teste tabi tutmaktadır. Kağıt üstüne bir dikdörtgen çizip:
- Bu, size neyi hatırlatıyor? diye sorar.
Hasta:
- içinde kadın bulunan bir yatağı, diye cevap verir.
Arkasından psikolog kağıda büyücek bir kare çizer. Hasta, bu defa:
- içi kadın dolu bir oda der.
Derken, çok büyük bir dikdörtgen çizdiğinde hasta bu seter de:
- Bu da içi kadın dolu bir ev, deyince, psikolog dayanamaz:
- Tamam beyefendi der. Siz bir kadın budalasısınız.
Ama, psikolog daha lafını bitirmeden hasta bağırır:
- Ne ben mi? Esas sen kadın budalasısın be..
Sabahtan beri bana terbiyesiz resimler çiziyorsun

                                                  69 

07/04/2010         

            temel'in 8 tane çocuğu varmış. Ama hepsi de birbirinden salak, geri zekalıymış. Temel ve karısı Fadime doktora gitmişler, durumu anlatmışlar. Böyle böyle biz artık çocuk istemiyoruz demişler. Doktor bunlara 1
-2 kutu prezervatif vermiş. Nasıl kullanılacağını falan anlatıp yollamış. Neyse bunlar kullana kullana bir gün p...rezervatifleri kalmamış. Temel kara kara düşünmeye başlamış . Ne yapsak ne etsek diye Fadime " Dur ben sana dantelden örüvereyim demiş." Ölçüyü falan almış 1
-2 gün içinde örmüş. Aradan 9 ay geçmiş. Temel ile Fadime nin 1 çocukları daha olmuş . Zamanla çocuk büyümüş, 9
-10 yaşlarına gelmiş. Ama nasıl bir çocuk zeki mi zeki, fırlama mı fırlama . Önceki 8 ine hiç benzemiyor. Tüm sınavlarda birinci, sporda tüm şehrin en iyisi, köyün en zeki, en atılgan çocuğu olmuş. Bir gün Temel kahvede otururken sormuşlar. " Ya Temel senin 9 çocuğun 8'i deli mi deli bu sonuncusu nasıl oluyor da bu kadar akıllı oluyor? " Temel gerine gerine cevap vermiş. " Süzme o, süzme..!

              68 

06/04/2010 

  Şubat ayının soğuk günlerinde, ikisi de Amerika'nın değişik bölgelerinde, ayrı ayrı iş gezilerinde olan Dursun'la karısı, Florida'da buluşup yaz sıcaklarının yaşandığı bu bölgede, bir kaç gün geçirmeye karar verirler. Eşi, Dursun'dan önce gider Florida'ya ve ertesi gün için Dursun'a da yer ayırttıktan sonra, ona bir e-posta gönderir. Fakat mesaj, adreste bir harfi yanlış yazdığı için, Dursun yerine, bir gün önce karısı ölen Temel'e gider. Yaşı da epeyce ilerlemiş bulunan Temel, bilgisayar ekranında mesajı okuyunca, korkunç bir çığlık atar ve düşüp bayılır. Zaten çok üzgün olan Temel'in bu çığlığı üzerine ev halkı odaya dolar ve herkes yerde yatan Temel'e yardım için koşuşturmaya başlar. Temel, bir süre sonra kendine gelir ve niçin çığlık attığını soranlara, bilgisayar ekranını gösterir: "Sevgili Kocacığım, Bugün, buraya ulaşır ulaşmaz, önce yarın senin gelişinle ilgili tüm işlemleri tamamladım, sonra da bana ayrılan yerime yerleştim. Burası gerçekten de dedikleri gibi çok sıcak... Seni dört gözle bekliyorum..." (Karın)

                                          67 

05/05/2010        

   Küçük hasan okula gittiğinde yüzü gözü morarmış haldeydi. Öğretmeni sordu: "oğlum bunu kim yaptı?"
- "Babam"
- "Niçin? Nasıl oldu?"
- "Öğretmenim biliyorsunuz bizim mali durumumuz pek iyi değil. Tek odalı evde yaşıyoruz. Akşam yattık. Bir süre sonra babam abime seslendi "mehmet uyudun mu?" mehmetten ses gelmedi. Sonra diğ...er abime seslendi " Murat uyudun mu?" murattan da ses yok. Sonra bana seslendi "Hasan uyudun mu?" ben de uyumadığım için "Hayır baba" dedim. Babam da "Niye hala uyumadın!" diyerek beni dövdü.Durumu anlayan öğretmen "bak oğlum, bu gibi durumlarda uyumamış olsan bile hiç sesini çıkarmayacaksın. Uyuyormuş gibi yapacaksın. Tamam mı?" dedi.
Hasan "Tamam" dedi ve o günü öyle geçirdi.
Ertesi sabah Hasan okula geldiğinde daha kötü bir haldeydi. Çok kötü dayak yemişti. Öğretmeni Hasanı görünce hemen çağırdı.
- "N'oldu? Sana ses çıkarma, uyuyormuş gibi yap dememiş miydim?"
- "Ben de öyle yaptım. Akşam yine yattıktan bir süre sonra babam seslendi "Mehmet uyudun mu?" mehmetten ses yok, "Murat uyudun mu?" Murattan ses yok. "Hasan uyudun mu?" ben de sizin dediğiniz gibi hiç sesimi çıkarmadım.
- "Tamam işte, niye dövdü ki baban öyleyse...?"
- "Sonra babam anneme "tamam hatice çocuklar uyudu hadi başlayalım" dedi.
- "Eee...?"
- "Sonra annemle babamdan garip mırıltılar inlemeler gemeye başladıi. Bir süre sonra babam "Hatçem ben geliyorum" dedi. Annem de "Ben de geliyorum Yiğidim..." dedi.
- "Ben de daha fazla dayanamadım, yataktan kalktım. Nereye gidiyorsunuz, ben de geliyorum dedim...

                         66 

03/05/2010

  Adamin biri bayagi günah islemis. Bir papaza günah çikartmaya gitmis.
-Papaz efendi ben çok günah isledim. Mesela dün komsunun küçük kizi geldi.
Yagmur yagdi simsek çakti ben bir günah isledim...
-Allah affeder oglum.
-Onceki gün de büyük kizi geldi. Yagmur yagdi simsek çakti ben bir günah
isledim...
-Allah affeder oglum.
-Daha önceki gün de komsumun karisi geldi. Yagmur yagdi simsek çakti ben bir
günah isledim.
-Tamam oglum Allah affeder affeder de, sen yavasyavas gitsen. Hava da
bozmaya basladi zaten...

                                             65 

  29/04/2010

   KONTAK LENS
Adam, korkunç bir kazada kulaklarının ikisini birden kaybetmiştir. Bu alışılmadık durum, onu çok hassas ve alıngan bir kişi yapmıştır. Kaza sonucu sigorta şirketinden aldığı rekor tazminat, acısını epey hafifletmiş ve ona her zaman hayalini kurduğu işi kurma olanağı vermiştir.
Gider, gelişmekte olan küçük bir... bilgisayar şirketini satın alır. Ancak, hiç yöneticilik deneyimi olmadığını görür ve birini işe almaya karar verir.
Üç aday seçer ve her biriyle tek tek görüşür.
İlk aday gayet iyidir ve adam onu sevmeye başlar. Derken adaya sorar: -'Bende alışılmadık birşey görüyor musun?'
Adam yanıtlar:
-'Eğer onu kastediyorsanız, kulaklarınız yok.'
Adam üzülmüştür, derhal adayı odadan kovar.
İkinci aday, birinciden de iyidir. Konuşmanın devamında adam aynı soruyu
ona da sorar:
-'Bende alışılmadık bir durum görüyor musun?'
Aday,
-'Evet Kulaklarınız yok!'der. Adam üzgün ve kızgın, onu da dışarı atar.
Derken sıra üçüncü adaya gelir. Üçüncü bizim Temel. Tümünden iyidir. Bütün sorulara mükemmel yanıtlar verir.Adam, heyecanla sorar:
-'Bende, alışılmadık bir durum görüyor musun ?'
Temel,
-'Evet, kontakt lens kullanıyorsunuz' der.
Adam iyice heyecanlanmıştır:
-'Çok iyi! Bu, senin zeki biri olduğunu gösterir. Nasıl anladın ?'
-'Ula çok basit,' der Temel: 'Kulakların olsaydı gözlük takardın

                                          64 

29/04/2010 

 Sarhoşun biri geç saat loş bir caddede park halindeki araçların camlarını teker teker kırarak ilerliyor.çevredeki evlerden inenler yakalıyorlar adamı bakmışlar ki komşuları.
Komşular :
-Be kardeşim neden kırıyorsun camları demişler.
Sarhoş:
-Plakayı çıkartamadım ,yeni aldığım arabadan aldıktan sonra öğrendim çok kazıklanmı...şım akşam içince ilk şişede iyice kazıklanmama içerledim ikinci şişede gidip parçalamaya karar verdim üçüncü şişede ne rengini ne markasını ne plakasını hatırlıyordum diğer şişeye başlamadan işimi bitireyim dedim yoksa sokağı karıştırıcam.
Komşular :
-Eh be kardeşim bizim arabalarıda parçalamışsın.
-Sarhoş :
-Ne yapayım kaç araba aldığımı hatırlasam.

                                              63 

29/04/2010 

    Papaz, ölmek üzere olan adamin üzerine egilerek: -"Ölmeden önce seytani ve onun kötülüklerini lanetle" der. Ancak adamdan ses çikmaz. Papaz gene: -"Ölmeden önce seytani ve onun kötülüklerini lanetle" der demesine ama adamdan gene ses çikmaz. Papaz iyice sinirlenir:
-"Neden seytani ve kötülüklerini lanetlemiyorsun be ada...m?" Adam yanitlar:
-"NEREYE GIDECEGIMI BILMEDEN KIMSE HAKKINDA YORUM YAPMAK ISTEMIYORUM!"

                                         62   

28/04/2010    

       İki aile varmış ve her iki ailenin de birer kız çocuğu varmış. Birgün misafirlikte sohbete baslamışlar;
-Eee sizin kızdan ne haber?..
-Valla işte ne olsun biliyorsunuz işe girdi geçen sene. Başını kaşıyacak vakti yok. İlk başlarda geceleri fazla mesai yapıyordu. Sonra hafta sonları da çalışmaya başladı. Patronu çok sevmi...ş her işi ona veriyormus. Derken Ankara seyahatleri başladı. Bizimki çanta sekreter gibi patron nereye o oraya. Sonra Paris seyahatleri filan en sonundabu iş böyle olmayack dediler, patronu ev tuttu. Deli gibi çalışıyor evladım. Ee, peki sizinki ne alemde?
-Valla bizimki or.. oldu, ben sizin kadar güzel anlatamıyorum...
                 

                                      61 

27/04/2010  

   Padisah birgun bir ferman yayinlayarak o haftaki cuma namazinda orada yasayan herkesin bulunmasini zorunlu kilmis. Dort bir yana haber salinmis ve cuma vakti gelmis. Bizim Temel disinda butun ahali cumaya katilmis. Ertesi gun padisah sadrazami yanina cagirip sormus:
-Dunku cumaya ahaliden katilmayan var mi ?
- Evet efend...im, bir kisi katilmadi. Temel.
- Tez getirin o deyyusu karsima
Temel'i bulup yaka paca padisahin huzuruna cikarmislar.Padisah,Temel ve Sadrazam kaldiginda Padisah sormus,
- Soyle bakalim neden gelmedin dunku cuma namazina ?
- Cok onemli bir isim vardi padisahim
- Himmm demek onemli bir isin vardi. Oyleyse sana olmeden once uc dilek dileme hakki taniyorum. Soyle bakalim ilk dilegini.
en iyisi dilek dilemeyeyim siz beni oldurun. - Dile lan deyyus cabuk adami cileden cikartma. - Peki. Eeee sey padisahim. Ben sadrazamin karisina hastayim, madem oyle olmeden once bir yatsam onunla. Tabi bunu duyan sadrazam olaya siddetle karsi cikmasina ragmen, padisahin "Bosver takma kafana nasil olsa olecek" gibi sozlerindensonra istemeye istemeye razi olmus. Ardindan sira ikinci dilege geldiginde Temel de yine ayni naz ve padisahin azarlamasi. Sonunda Temel ikinci dilegini soylemiş. - Eeee sey padisahim ben sizin kariniza da hastayim,olmeden once onla da... - Ne diyorsun lan sen (falan padisah kopurmus) Tabii bu kez de sadrazam telkinde bulunmus ve Temel Padisahin karisiyla da... Veee sira gelmis ucuncu dilege; - Soyle bakalim su ucuncu dilegini de bitirelim artik su isi. - Yok padisahim soylemeyeyim, ilk ikisini soyledim ama bunu nasil soylerim bilmiyorum. Ilk ikisinden daha kotu ne olabilir ki diye dusunen padisah kizarak - Oglum soyle bak iskence yaptiririm, soyletirim - Peki efendim, demis Temel ve devam etmis, - Ben sadrazamla size de hastayim. Ardindan kisa bir sessizlik ve Sadrazam : - Padisahim ben sanki Temel'i namazda gorur gibi oldum. Hatirliyor gibiyim. Padisah : - Nasil hatirlamazsin lan essoglu essek yanimda oturuyordu.!

                                               60 

26/04/2010 

Aylardır iş bulamayan delikanlı artık önüne gelen her yere müracaat etmeye başlamıştı.

Hayvanat bahçesinin önünden geçerken durdu ve 'neden olmasın' deyip, oraya da müracaat etti.
Olacak ya; bahçenin gözdesi goril önceki gece ölmüştü ve bunu müşterilerden bu günlük gizlemeyi başarmışlardı.
'Yeni gorilimiz gelene kadar, on...un postunu giyip goril taklidi yapabilir misin?' diye sordular.
Delikanlı önce şaka herhalde diye düşündü, ama hayır adamlar gerçekten ümitsiz görünüyorlardı.
'Parada anlaşırsak yaparım' dedi. Anlaşmaları uzun sürmedi.
Ertesi sabah geldi, hazırlanmış postu giydi, gorilin kafesine girdi ve o güne kadar seyrettiği belgesellerden aklında kaldığı kadarıyla goril gibi davranmaya başladı:

Ara sıra homurdanıyor, göğsünü yumrukluyor, dört ayak üzerinde yürüyor, bir dala sıçrıyor, sallanıyor, seyircilerin attığı meyveleri yiyordu
Birkaç gün sonra işine öyle adapte olmuştu ki, daha yüksek dallara bile tırmanıyor, daldan dala atlayabiliyordu.
Ama son atladığı dalı tutamadı, kafesini yan kafesten ayıran fensin üzerine düştü, yıpranmış fens teli yırtıldı ve kendini yan kafesin içinde buldu.

Bu aslanın kafesiydi.
Delikanlı yutkundu, kelime-i şahadet getirdi. 'İmdat!' diye bağırdı ama kendi sesini kendi bile duymadı. Korkudan sesi kısılmıştı.
Tekrar bağırdı. Eh! hiç olmazsa kendi duymuştu.

Önce neler olduğunu anlayamayan aslan yavaşça yattığı yerden kalktı, delikanlıya doğru ağır adımlarla yaklaştı.
Seyirciler çığlık çığlığa idi. Bir çocuk sanki goril anlayacakmış gibi (!) 'tırman, fense tırman' diye bağırdı.
Ama korkudan gorilin sadece sesi kısılmamış, eli kolu da felç olmuştu.
Aslan affetmedi, geldi, önce pençesini gorilin göğsüne dayadı, sonra başını başına yaklaştırdı ve fısıldadı:

'Kapa çeneni aptal! Beni de işimden edeceksin'

                        

                                   DEVAMI >>>>>>>


Yorumlar - Yorum Yaz