• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/cavuslutesisleri
  • https://twitter.com/cavuslu_org
Üyelik Girişi
ÇAVUŞLUDAN
Facebook ta ÇAVUŞLU HABER

ÇAVUŞLU DA DÜĞÜN TARİHLERİ
GİRESUNSPOR

GÖRELESPOR
GÖRELEYİ CANLI İZLEYİN
İLLER ARASI MESAFE
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar8.09558.1279
Euro9.76499.8041
NAMAZ VAKİTLERİ
Hava Durumu
google Reklam
Site Haritası

sanalbasin.com üyesidir

Orhan KILIÇOĞLU
UTANACAK YÜZ ARIYORUM
30/07/2012

Utanacak yüz arıyorum ve bulamıyorum!

Utanacak yüzler, sadece tabutlardaki mübarek şehitlerimizin yüzleri. Başka kalmamış (!!!)

 Elimde bir fener, dolaşıyorum Ankara’nın sokaklarını, caddelerini, tepelerini, vadilerini; utanacak bir yüz arıyorum, utançtan kızaracak bir yüz arıyorum, bulamıyorum.

Ben utanıyorum, elimdeki fener utanıyor, caddeler, sokaklar utanıyor... Utanması gereken yüzleri arıyorum, bulamıyorum.

 
Üniformalı peşmergeler yürüyor Suriye’nin kuzeyindeki şehirlerde. Kollarını sallaya sallaya yürüyorlar, bellerini kıra kıra, kırıta kırıta yürüyorlar... Dolaşıyorum Ankara’yı, utanması gereken yüzleri arıyorum, bulamıyorum.

Ben utanıyorum, elimdeki fener utanıyor, Suriye’de caddeler, televizyonlarda ekranlar utanıyor... Utanması gereken yüzleri arıyorum, bulamıyorum.

Suriye’nin kuzeyinde olaylar var, alaylar var. PKK renklerine boyanmış bayraklar var; binaların tepesine tırmanan PKK’lı kaçaklar var... Dolaşıyorum Ankara’yı, utanması gereken yüzleri arıyorum, bulamıyorum.

Ben utanıyorum, elimdeki fener utanıyor, Suriye’de binalar utanıyor, bayrak direkleri utanıyor... Utanması gereken yüzleri arıyorum, bulamıyorum.

 
PKK uzantıları Suriye’de; PKK uzantıları Erbil’de, Barzani himayesinde. Barzani Suriye’deki Kürt gruplarını birleştiriyor. PKK uzantıları Suriye’nin kuzeyindeki şehirlere el koyuyor...

Dolaşıyorum Ankara’yı, utanması gereken yüzleri arıyorum, bulamıyorum. Ben utanıyorum, elimdeki fener utanıyor, Suriye’de şehirler utanıyor, Suriye’de Türkmenler utanıyor... Utanması gereken yüzleri arıyorum, bulamıyorum.

 
Güney sınırlarımıza kamplar kurmuşuz, çadırkentler kurmuşuz. Suriye’den kaçan kim varsa doldurmuşuz kamplara; yedirmişiz, içirmişiz... Bir de ne görelim, bizim toprağımızda bizim polisimizi rehin almışlar; bizim bayrağımızı indirmişler, kendi bayraklarını asmışlar. Türkmen sığınmacı istemezük diye tutturmuşlar...

Dolaşıyorum Ankara’yı, utanması gereken yüzleri arıyorum, bulamıyorum. Ben utanıyorum, elimdeki fener utanıyor, kamplardaki çadırlar utanıyor; Kilis, Islahiye, Hatay utanıyor, Sökmenoğulları utanıyor... Utanması gereken yüzleri arıyorum, bulamıyorum.

Acaba elimdeki fenerde mi bozukluk var, diyerek iyice inceledim feneri. Hiçbir şey bulamadım. Sonra fener göz kırptı bana, uzakları işaret etti, deniz kenarlarını, deniz kenarlarındaki kayalıkları. Bindim bir balona, bütün deniz kenarlarına baktım. Meğer sorun DENİZ FENERLERİNDE imiş. Hiçbirinin ışığı yanmıyor, hiçbiri denizleri aydınlatmıyor. Kalpler körelmiş, zihinler karanlığa gömülmüş. Ortalık bir günah bataklığına dönmüş. Utanmasını beklediğim insanlar her sabah yüzlerini bu çamurla, bu batakla yıkıyorlarmış. 
Yine de ümit kesmek olmaz, dedim. Ramazan mübarek, sahur mübarek, iftar mübarek, ezanlar mübarek dedim. Ezanlara kulak verdim, lezzet almadım. Çocukluğumun deruni seslerini aradım, bulamadım. Minarelerde bir tuhaflık, camilerde bir yabancılık var. Selatin camilerimiz fark etmiş önce. Deruni seslerin yok olduğunu, günah çamuruyla yıkanmış alınları. Fark etmişler ve zamana küsmüşler. Heyhat, onların küskünlüğünden zamanenin haberi olmamış.

 
Biri kulağıma fısıldadı. Hayâ tamamen kaybolmadı, utanma duygusu büsbütün ortadan kalkmadı; baksana pişmanlıklar, baksana özürler arka arkaya geliyor. Özür diliyorlar, hem de devlet adına özür diliyorlar. Dersim’in eşkıyasından, Sait’in çapulcusundan, Kubilay’ı katleden satırdan, Yunan işbirlikçilerinin takkesinden özür diliyorlar. 
Bunları duydum, bunları hissettim, fakat yine benim küçük, sevgili fenerime sığındım. Az olsa da onun ışığına sığındım. Dolaştım Ankara’nın sokaklarını, caddelerini, tepelerini, vadilerini. Dolaştım Anadolu’yu, dolaştım Trakya’yı. Utanması gereken yüzleri bulamadımsa da soğuk taşlar üzerinde utanan küçük yüzler gördüm. Sorumlu olmadıkları hâlde utanan küçücük yüzler gördüm. Gözleri fersizleşmiş, benizleri solmuş, her tarafları kana bulanmış küçücük gövdeler gördüm. Acaba bunlar kim ola, diye yanlarına yaklaştım. Al bayraklara sarılmış tabutlarda yattıklarını fark ettim. Daha fazla bakamadım mübarek yüzlerine ve dudaklarımdan kalbime doğru ince dualar aktı. Ben onlardan utandım, utanması gereken yüzler utanmadı.

 NOT:

Çok değerli okuyucular, Prof. Mustafa Erkal Hocamızın bu güzel yazısını okuduktan sonra, kendinizi Ankara'da dolaşıyormuş gibi hayal edin ve etraflarınızı dikkatlice süzerek utanacak-kızaracak yüz bulmaya çalışın (!)

Bulamayacağanızdan öylesine eminim ki ''Ben buldum'' diyene ise buracıktan hemen şunları söylüyorum;

Hadi be yalancı...

Hadi be kömürcü, makarnacı...

Hadi be dalkavuk-yağcı...

 

Utanan ve kızaran yüzleri ancak ve sadece, şehit tabutlarında yatan mübareklerin yüzlerine baktığınızda görebilirsiniz...

Seçim rüşveti olarak dağıtılan kömürlerle; bir gün şehit düşen evladımızın suyunu ısıtacağımızı ve zeytin yağlarıyla da KIRKIN da lokmasını dökeceğimizi şayet düşünebilseydik bugünkü zilleti yaşamak durumuna düşmezdik...

AN(LI)KARA'nın cadde, sokak ve böyüüük böyüüük adamlarının ikâmetgah ettikleri semtlerinde, bal arıları gibi beyhude yere dolaşma. Aradığın o kızaran-utanan yüzü bulamazsın...

Aradığın o utanan-kızaran yüzü, sadece ama sadece şehit tabutlarının kapaklarını kaldırınca görebilirsin.

 

BÜTÜN ŞEHİTLERİMİZİ RAHMETLE ANARKEN, ONLARI ŞEHİT EDENLERLE MÜZÂKERE EDİP, MEHMETÇİK KATİLLERİNİN ARZU VE İSTEKLERİNİ DİKKATE ALARAK YENİ ''ŞEY!'' TASLAĞI HAZIRLAYANLARI ŞİDDETLE KINIYORUM.

 29 Temmuz 2012

 ORHAN KILIÇOĞLU  

NOT: Sitemizde yayınlanan köşe yazılarından yazarların kendileri ve yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yorumu ekleyen kişi kimliğini gizlemesi durumunda yapılan yorumlar onaylanmamaktadır. Köşe yazılarından ve yazılan yorumlardan Çavuşlu Haber  hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.    



2681 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SÖZDE İSLÂMCILARA, ÜLKÜCÜLERDEN NAMUS DERSİ - 01/07/2015
SÖZDE İSLÂMCILARA, ÜLKÜCÜLERDEN NAMUS DERSİ
TÜRKLÜKTEN İSTİFA EDEN MÜSTEVLİ KALINTILARI - 22/05/2015
TÜRKLÜKTEN İSTİFA EDEN MÜSTEVLİ KALINTILARI
GEÇMİŞİNİ BİLMEYENİN GELECEĞİ YOKTUR! - 07/02/2015
GEÇMİŞİNİ BİLMEYENİN GELECEĞİ YOKTUR!
İSRAİL MAKASIYLA TÜRKİYEYİ BÖLENLER, ÇİN'İ YAPIŞTIRIYORLAR! - 25/12/2014
İSRAİL MAKASIYLA TÜRKİYEYİ BÖLENLER, ÇİN'İ YAPIŞTIRIYORLAR!
TÜRK'E KÜRT'LE TUZAK KURAN ERMENİ AVCILAR! - 30/11/2014
TÜRK'E KÜRT'LE TUZAK KURAN ERMENİ AVCILAR!
ATATÜRK VE TARİHİN EN BÜYÜK OLAYI - 11/11/2014
ATATÜRK VE TARİHİN EN BÜYÜK OLAYI
KÜRT ŞEREFHAN DİYOR Kİ; ''KÜRT YOKTUR ZİRA KÜRTLER OĞUZ KAĞAN'A DAYANAN BİR BOYDURLAR'' - 13/10/2014
KÜRT ŞEREFHAN DİYOR Kİ; ''KÜRT YOKTUR ZİRA KÜRTLER OĞUZ KAĞAN'A DAYANAN BİR BOYDURLAR''
BİR ALÇAĞA VATAN DERSİ - 28/09/2014
BİR ALÇAĞA VATAN DERSİ
İSTANBUL'A GAVUR İSİMLİ CÂMİ - 10/09/2014
İSTANBUL'A GAVUR İSİMLİ CÂMİ
 Devamı
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam245
Toplam Ziyaret3800911
FINDIK FİYATLARI
NÖBETÇİ ECZANE



   
  

google reklams